banner192

Çözüm sürecine neden destek vermiyor?

 Çözüm süreci başında AK Parti'ye açık kredi veren Kılıçdaroğlu, iktidarla köprüleri tamamen attı. Çözüm süreciyle ilgili kaygılarını madde madde sıralayan Kılıçdaroğlu, "Suriye'nin kuzeyi" ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan'ın bölgedeki gizli hesaplara

Çözüm sürecine neden destek vermiyor?

 

Çözüm süreci başında AK Parti'ye açık kredi veren Kılıçdaroğlu, iktidarla köprüleri tamamen attı.
 
Çözüm süreciyle ilgili kaygılarını madde madde sıralayan Kılıçdaroğlu, "Suriye'nin kuzeyi" ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan'ın bölgedeki gizli hesaplara ortak olduğunu iddia etti.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 16 maddelik "Demokrasi ve özgürlükler Bildirgesi"ni açıkladı. İşte o konuşmanın satır başları:
 
Birinci nedenimiz; Bilmediğimiz bir sürece nasıl dahil olacağız. Bilmediğimiz bir maceraya ortak olmak bizim sorumluluk anlayışımıza uymaz.
 
İkinci nedenimiz; Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere süreç hakkında açıklama yapan bütün AK Partili'ler ''Öcalan'la pazarlık yapmadık, süreç iyi gidiyor'' diyor. Süreç bu kadar başarılı gidiyorsa AKP, CHP'yi sürece niye dahil etsin?
 
GÜNAH KEÇİSİ ARIYOR
 
Üçüncü neden; ''AK Parti'nin hukuksuzluğa meşruiyet aramak, olası başarısızıkta bir günah keçisi aramaktan başka niyeti yok.
 
Ve son olarak dördüncü neden; CHP Kürt meselesinin kalıcı çözümü için atılacak sağlıklı adımların hepsinin destekçisidir.Ama, bu çözüm sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerekmektedir.
 
AKP'NİN SİCİLİ BOZUK
 
AKP'nin sicili bozuktur. Süreçle ilgili hiçbir açıklama yapmamış ve TBMM'ye bilgi vermemiştir.
 
Meclisin çatısı altındaki partilerle görüşme yerine Öcalan muhatap alınmıştır.
 
PKK'ya geri dönülmez meşruiyet kazandırırken, Öcalan resmi muhatap alındı.
 
Çekilme sırasında bilinmeyen pazarlıklar sonucu hukuk ihlal edilmiştir.
 
KANDİL ŞİDDETTEN VAZGEÇTİĞİNİ SÖYLEMEKTEN ÖZENLE KAÇINDI
 
Yapılması gereken PKK’nın silahlı mücadeleden vazgeçildiğini ve silahlarını teslim edeceklerini açıklamasıdır. Öcalan ve Kandil bundan özenle kaçınmaktadır.
 
Çözüm süreciyle yeni anayasa çalışmaları beraber yürümektedir. Halkımız Öcalan’a tavizler verildiğini düşünmektedir. Öcalan’la görüşmelerde Başkanlık sisteminin de gündeme gelmesi bunu düşündürmektedir.
 
ÖCALAN KAMUOYUNU YÖNLENDİRİYOR
 
Karşılıklı mektuplarla kamuoyunu şekillendirmektedirler. AKP'nin sessiz kalalarak alanı Öcalan'a bırakması vahimdir.
 
AKP izlediği yol ve yönteme kendisi de inanmamaktadır. Öcalan'ı halkımızın kabul edemeyeceği vaatlerde bulunmuşlardır.
 
SEÇİM ÖNCESİ TAKTİKLER
 
Yerel ve genel seçimler öncesi taktik izleyerek kendi bekaası için toplumu tehlikeye atmaktadır.
 
SURİYE'NİN KUZEYİ İFADESİ
 
Suriye’nin kuzeyi" ifadesini ilk kez Başbakan Erdoğan dile getirmiştir. Bu ifadeyi kullanması için çok büyük boyutlu ve gizli  toplantıların yapılmış olması gerekir. Belleğine yerleşen "Suriye’nin kuzeyi" ifadesini dile getirmiştir.
 
Suriye'nin kuzeyinde kürt grupların güçlenmeye başlamasıyla çözüm süreci bir takım hesapların olduğu izlenimini vermiştir.
 
Sorunun özünde yatan demokrasi ve temel hak ve özgürlükler gözardı edilmiştir.
 
CHP KOMİSYONA NEDEN ÜYE VERİLMEDİ
 
CHP, icra organının tek taraflı ve yanlış uygulamalarına TBMM’yi ortak etmemek için AKP’nin önerdiği komisyona üye vermemiştir. İsim benzerliği dışında CHP’nin önerdiği akil insanlarla AKP’nin akil inşaları heyeti arasında hiçbir benzerlik yoktur taban tabana zıttır.
 
Öcalan’ın vurguladığı kollektif haklar toplumsal ayrışmanın habercisidir. Süreç Öcalan’ın belirlediği yol haritasına göre ilerlemektedir. Türkiye’den çekilen silahlı unsurların Suriye’de cepheye sürüleceğine dair ciddi iddialar vardır.
 
YÜZDE 10 BARAJI KALKSIN
 
Bu ülkede kalıcı barış istiyorsanız gelin yüzde 10 barajını kaldırın. Bunun adı demokraside oy hırsızlığıdır. Kimin eseridir, 12 Eylül'ün eseridir. O politikalar halen yürürlüktedir. Lider sultasının tehlikesi yasama organının unsuru haline getirir. Siyasi partiler seçim kanununu değiştirelim. 
 
ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER KALDIRILMALI
 
Basın özgürlüğünü sağlayacak bütün güvenceleri verelim. Basın istediğini yazsın. Başbakanın isteğiyle köşe yazarının işine son mu verilir? Tutuklu gazeteci, öğrenci olmaz. Siz sorunu derinleştiriyorsunuz,  milletvekilinin içeride olması demokrasi ayıbıdır. Özel yetkili mahkemeler demokrasinin kamburudur, kaldırılmalıdır. Özel yetkili mahkemelerin 2006 yılından bu yana verdikleri kararlar yeniden açılmalı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.