banner192

Bakan Soylu Paris'te konuştu

Paris'te Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD)?nün düzenlediği İşin Geleceği toplantısına katıldı. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'nin de katıldığı toplantıda 2007 sonlarında yaşanan ekonomik krizinin dünyadaki özellikle OECD ülkelerindeki i

Bakan Soylu Paris'te konuştu

Paris'te Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD)?nün düzenlediği İşin Geleceği toplantısına katıldı. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'nin de katıldığı toplantıda 2007 sonlarında yaşanan ekonomik krizinin dünyadaki özellikle OECD ülkelerindeki istihdama çalışma hayatına yansımaları konu alındı. 

Bakan Süleyman Soylu 'Özellikle krizin etkilerinin biraz biraz ortadan kalktığı bütün ülkelerin özellikle reformlar üzerinden yeni istihdam politikaları ortaya koymaya çalıştığı bir dönemin içerisindeyiz. Ülkelerin hem ekonomik kriz içerisinde, hem de ekonomik kriz sonrasında yaşayacağı bir takım etkiler, zorluklar, karşı karşıya kalmış olduğu sıkıntılar, kalabileceği sıkıntıların çözümüne yönelik politikalar ortaya konuldu ve tartışıldı. Çalışma Bakanlığının ana teması özellikle iş gücü, emek piyasasında kapsayıcılık. Toplumun tüm kesimini kucaklamaya yönelik özellikle ekonomik krizlerin küresel ekonomik krizin oluşturduğu bir takım maliyetlerden, çalışma hayatının içerisinde bulunan kırılgan grupların etkilenmemesine,azaltılmasına yönelik tedbirler alına bileceği dayanıklılık. Ekomomik krizler karşısında özellikle çalışma hayatının hangi ölçüde olabileceği ve nasıl gerçekleştirilebileceği ülke tecrübeleri paylaşıldı.' dedi. 

Bakan Soylu işsizlik açısından üzerinde durulması gereken grupların 15-25 yaş arası gruplar olduğunu ve kırılgan grup olarak nitelendirilen kadınlar, engelliler, gençler ve 55 yaş üstündekilerin istihdama katkısı olduğunu vurguladı. Eşitsizliklerin de ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Bakan Soylu, gelir eşitsizliklerinin çalışma hayatını ve sosyal hayatı etkilediğini kaydetti. 

Bakan Soylu Suriyeli sığınmacılar konusunda, 'Suriyelilerin çalışması Bakanlar Kurulu'nda görüşüldü. Çalışma hayatının düzenlenmesi içerisinde iş yaşam dengesinin ve kendi içimizdeki istihdamın da iyi bir şekilde gözetilmesi esas alınmaktadır.' diyerek şunları söyledi: 'Bugün bir insanlık dramı ile karşı karşıyayız. Ülkemizde 2 milyon 411 bin Suriyeli kardeşimiz var. Barınma, gıdalarını sağlıyoruz. İnsani şartlar içerisinde en yüksek şartlarda ülkenizde yaşamasına imkan sağlıyoruz. Bu bizim insani görevimiz. Bunların çalışması gerek. Bunların bir kısmı kayıt dışı bunları denetlemeye çalışıyoruz.18 -65 yaş arası % 52 neredeyse her Suriyelinin ikide birinin çalışma iş gücü kapasitesinde yer almasıdır. Bunların ne kadarı çalışır çalışmaz önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz. Burada ülkelerin yalnız bırakılmamasını ifade ettik. Türkiye'nin yalnız bırakılmamasını bunun da OECD ülkelerinin önemli bir mesele olarak ele alması gerektiğini ifade etmeye çalıştık. İstihdam politikaları ve çalışma hayatının en önemli meselelerden biri de uyum. İş ve işçi arasındaki eşleştirmeyi sağlayabilmek. Ülkeler burada ne kadar başarılı olurlarsa o kadar da çalışma hayatındaki barışı, ahengi sağlayabilecek anlayış içerisinde bulunabilirler. Temel kriterlerimizden bir tanesi Türkiye'de çalışan vatandaşlarımız hangi şartlarda çalışıyorlarsa Suriyeli kardeşlerimiz de aynı şartlar içerisinde çalışacaklar. Ücret farklılaşması, dengesizliği söz konusu değil. Türk vatandaşlarının çalışanlarının % 10'u kadar çalışması ön görülmekte. Türkiye'ye geldikten ve geçici koruma statüsü aldıktan altı ay sonra çalışma hayatının içinde buluna bilecekler. İş açıklığı varsa ve uzun süredir de devam ediyorsa kota tekrar Çalışma Bakanlığı tarafından gözden geçirilebilecek. Serbest bir çalışma izninden bahsetmiyoruz. Çalışma Bakanlığı'nın ortaya koyacağı izne tabidir. İçişleri Bakanlığı ile çok koordineli olacağız. İçişleri Bakanlığı'nın ikamet izni verdiği veya vereceği illerde çalışabilecekler."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.