banner192

Masabaşı çalışanlar bu habere dikkat!

Adana'da Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Serin, yoğun çalışma hayatı ile bilgisayar karşısında geçirilen uzun saatler nedeniyle bel ve boyun ağrılarından şikayet edenlerin sayısının her geçen gün arttığını söyledi.Acıbadem Adana Hastanesi'

Masabaşı çalışanlar bu habere dikkat!

Adana'da Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Serin, yoğun çalışma hayatı ile bilgisayar karşısında geçirilen uzun saatler nedeniyle bel ve boyun ağrılarından şikayet edenlerin sayısının her geçen gün arttığını söyledi.

Acıbadem Adana Hastanesi'nde görev yapan Prof. Dr. Erhan Serin, bel ve boyun ağrıları şikayetlerinin temelinde genellikle duruş bozukluğunun yer aldığını anlattı. Çocukluk çağında taşınan ağır çantalar, ardından çalışma hayatında masa başında geçirilen uzun saatler duruş bozukluğunu tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Serin, "Bu da vücutta, boyundan bele kadar ağrı oluşmasına yol açıyor. Oysa bazı basit düzenlemelerle hayat kalitesini düşüren bu ağrılardan kurtulmak mümkün. Bunun için öncelikle doğru duruşu öğrenmek gerekiyor. Tıp kitaplarında insan vücudunun önden ve yandan görünüşleri yer alıyor.

Buna göre; ellerin açık, gövdenin düz, bacakların ayak bileği bölgesinden hafifçe dışarı doğru açık olduğu, kolların da dirsekten itibaren 7-8 derecelik açı yaptığı pozisyon normal duruş olarak tanımlanıyor. Peki, profilden bakıldığında vücudun nasıl görünmesi gerekiyor? Bu açıdan, gövdede birtakım normal eğrilikler görülebiliyor. Boyunda açıklığı arkaya doğru bakan, 'lordoz' adı verilen bir eğrilik bulunuyor. Yandan bakıldığında gövdede de eğrilikler oluyor. Sırt bölgesinde ise, 'kifoz' olarak tanımlanan hafif bir kamburluk göze çarpıyor. Bel bölgesinde de yine bir çukurlaşma oluyor. Bu özelliklerin vücutta olması sayesinde, karın içi organlar daha iyi korunuyor ve daha rahat bir şekilde ağırlık taşınıyor. Ancak bu pozisyonda oluşan bazı sapmalar pek çok sağlık sorunun da kaynağını oluşturuyor" dedi. Duruş bozukluğunu gidermek için 5 öneride bulunan Prof. Dr. Serin, onları da şöyle sıraladı:

GÜN BOYU MASA BAŞINDA OTURANLAR NE YAPMALI?

"Duruş bozukluğunun önüne geçilmesi için çocukluk çağında edinilecek alışkanlıklar önemli rol oynuyor. Küçük yaşlardan itibaren, çocuklara ideal duruşun öğretilmesi gerekiyor. Yaşına uygun spor yapması sağlanarak, kas ve eklem yapısı güçlendirilmeli. Sırt, bel ve boyun kaslarını güçlendiren sporlar, duruş bozukluğunu önlüyor. Yüzme ise omurga dostu sporlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Özellikle gelişme çağındaki çocukların her gün, taşıyamayacakları kadar ağır çantalarla okula gidip gelmesi duruş bozukluğuna yol açıyor. Bu nedenle çekilebilen, tekerlekli çantalar kullanılması öneriliyor. Bütün gün masa başında çalışan kişilerin ofis ortamlarını kendilerine göre düzenlemesi öneriliyor. Bilgisayar ekranı ile başlarını aynı seviyede tutmaları gereken bu kişilerin, yükün her iki kalçaya da eşit dağıldığı, bel ve sırtın dik olduğu ideal oturma şeklini benimsemeleri gerekiyor. Ayrıca her iki ayağın da yere temas ederek, çalışma sırasında masaya yakın oturmanın sağlanması da duruş bozukluğunun ortaya çıkışını engelliyor. Oturulan koltuğun kolçaklı, sırt kısmının da omurga eğriliklerine uygun kaviste olması gerekiyor. Saat başı ayağa kalkarak hareket etmek de duruş bozukluğunu önleyebiliyor. İdeal yatış şekli 'Uygun yastık kullanımı ile sırtüstü ve bacakları hafifçe kırarak' şeklinde ifade edilse de, herkesin rahat ettiği uyuma pozisyonu farklı oluyor. Yatağın çok sert olmaması gerekiyor. Sanıldığı gibi beli ağrıyan kişinin sert zeminde yatması doğru değil. Ama uyuma pozisyonunda kişi yatağa da gömülmemeli. Sırtüstü yatarken yastığın boynunuzu arkaya yatıracak kadar alçak, öne düşürecek kadar da yüksek olmaması öneriliyor. Yan yatarken de, omuz ile boyun arasında oluşan boşluğun uygun biçimde doldurması gerekiyor. Ayrıca düzenli spor yapmak duruş bozukluğunu önlemeye yardımcı oluyor."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.