banner192

Yargıtaydan doğmamış bebeğe tazminat

Samsun'un Bafra ilçesinde eşi trafik kazasında ölen kadın, eşinin ölümünde kusuru bulunduğu gerekçesiyle araç sürücüsü ve sahibi hakkında destek tazminatı istemiyle dava açtı. Davacı kadın, ölen eşinden ikinci çocuğuna hamile olduğunu belirterek, doğacak

Yargıtaydan doğmamış bebeğe tazminat

Samsun'un Bafra ilçesinde eşi trafik kazasında ölen kadın, eşinin ölümünde kusuru bulunduğu gerekçesiyle araç sürücüsü ve sahibi hakkında destek tazminatı istemiyle dava açtı. Davacı kadın, ölen eşinden ikinci çocuğuna hamile olduğunu belirterek, doğacak çocuğu için de tazminat istedi.

Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama sırasında kadın, ikinci bebeğini dünyaya getirdi. Mahkeme, kadına ölen eşinden destek tazminatı ödenmesine karer verirken, araç sahibi ve yeni doğan bebek yönünden tazminat istemini reddetti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesine geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Kararda, davanın araç sahibi yönünden, Karayolları Trafik Kanunu 85. maddesinden kaynaklanan "işletenlik" sıfatına dayalı açıldığı belirtilerek, bu maddede, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olursa motorlu aracın sahibinin de doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının hükmü bağlandığı hatırlatıldı.

Bu durumda motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan manevi zarardan işletenin de sorumlu olacağı vurgulanan kararda, yerel mahkemenin bu davalıyı manevi tazminattan sorumlu tutmamasının doğru olmadığı ifade edildi.

Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesinde "Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder" hükmüne yer verildiği anımsatılan kararda, şu tespitler yapıldı:

"Bu hükümden, hak ehliyetinin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanıldığı anlaşılmaktadır. Bebeğin sağ doğduğu, hak ehliyetine sahip bir birey olarak babasını hiç görememekten dolayı manevi acı ve üzüntü duymamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu düşünülerek bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle bu davacı yönünden manevi tazminat isteminin reddedilmesi doğru değildir."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.