banner192

'Tutuklanarak kariyerim bitmiştir'

Balyoz Davası'nın tutuklu sanığı HAVELSAN eski Genel Müdürü Ömer Faruk Ağa Yarman hakkındaki suçlamaları reddetti.istanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Balyoz Davası'nda savunma yapan tutuklu sanık HAVELSAN eski Genel Müdürü Ömer Faruk Ağa Yarman h

'Tutuklanarak kariyerim bitmiştir'

Balyoz Davası'nın tutuklu sanığı HAVELSAN eski Genel Müdürü Ömer Faruk Ağa Yarman hakkındaki suçlamaları reddetti.

istanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Balyoz Davası'nda savunma yapan tutuklu sanık HAVELSAN eski Genel Müdürü Ömer Faruk Ağa Yarman hakkındaki suçlamalara ilk kez cevap verdi. Dava kapsamında 5 aydır tutuklu bulunduğunu söyleyen sanık Yarman, artık HAVELSAN Genel Müdürü olmadığını uzun süre tutuklu kaldığı gerekçesiyle iş akdinin fesh edildiğinin tarafına bildirildiğini söyledi. Kimlik tespiti yapıldığında aylık gelirinin 16 bin olduğunu söylediğini hatırlatan sanık Yarman, "Artık bir gelirim yok. İşsizim. Lütfen kayıtlara geçsin" dedi. Havaalanında Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile birlikte yurtdışına toplantı için gidecekleri sırada gelen telefon üzerine savcılığa gittiğini söyleyen sanık Yarman, kaçma şüphesi üzerine tutuklandığını söyledi.

"DAVANIN TEK TUTUKLU SİVİL SANIĞIYIM"
Sanık Yarman, Balyoz davası kapsamında hazırlanan iddianamelerin hepsini tek tek okuduğunu söyleyerek, "3. Balyoz Davası kapsamında hazırlanan iddianamenin sadece 205-208 sayfalarında şahsımla ilgili iddialar yer almaktadır.İddianmeyi okuduğumda bir anlam veremedim. Suç ile kendim arasındaki bağlantıyı bir türlü anlayamadım" ifadelerini kullandı. Davanın tek tutuklu sivil sanığı olduğunu belirten sanık Yarman, askeri darbe iddisıyla bir yargılama yapıldığını ve dava sanıklarının çoğunun asker olduğunu hatırlatarak, "Savunma sanayinde bir kariyerim var. Avrupa'da ve NATO'da yönetim kurulunda üyeliklerim bulunmaktadır. Bunları anlatıyorum. Balık bilmezse halik bilir" dedi. 9 Ocak 2003 tarihinde 'F. Yarman' isimli kullanıcı adıyla 'Savunma Sanayi' isimli bir belge oluşturulduğu iddiasına da değinen sanık Yarman, "2003 tarihinde ben HAVELSAN Genel Müdürü bile değilim. O tarihte benim kendime ait bir bilgisayarım da yok. 5 Mart 2003 tarihinde HAVELSAN'da çalışmaya başlıyorum" diye konuştu.

"DİJİTAL VERİLER SUÇLAMANIN İSPATI DEĞİLDİR"
Sanık Yarman, "Kim tarafından, ne maksatla hazırladığı belirsiz bir sanal veride adım geçiyor diye tutuklu olarak yargılanıyorum. Dijital veriler suçlamanın ispatı değildir. Balyoz Davası'nda HAVELSAN'ın adı kullanılarak yıpratılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Bunu devlet memurlarını suçlamak için söylemiyorum. Birileri benimle ve HAVELSAN ile oynuyor. Darbecilerin darbe için HAVELSAN'a ihtiyacı yok. 'Bunu nereden biliyorsun' diye soracak olursanız eğer darbelerin tarihini okuduğunuzda bunu anlayabilirsiniz" ifadelerini kullandı.

"SAVUNMA SANAYİ ALTIN YILLARINA GELMİŞTİR"
"İddianamede yer alan 'illegal faaliyet içinde' olduğum ifadesi kanıma dokunmuştur. Şiddetle reddediyorum" diyen sanık Yarman, "Devirmeye çalışıldığı iddia edilen hükümet döneminde sivil savunma çok gelişti. Türk savunma sanayi altın yıllarına gelmiştir. Biz her fırsatta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, Milli Savunma Bakanı'na teşekkürlerimizi sunduk. Onların ve TSK'nın desteğiyle bu başarılara ulaştığımızı kendiklerine de her fırsatta ilettik" dedi.

"ASKERİ DARBE VARSA BUNUN İÇİNDE SANIK YARMAN OLMAZ"
İddianamede kendisiyle ilgili somut bir suçlamanın bulunmadığını söyleyen sanık Yarman,

"Benimle ilgili somut bir delil yok. Olamazda zaten. Nedeni çok açık ben böyle bir suç işlemedim" dedi. Duruşmada bulunan savcıya ve hakimlere seslenen sanık Yarman, "İşiniz çok zor. İşinizin zorluğunu anlıyorum. Dijital çöplükte gerçekle hayali ayırt etmeniz zor. Gerçi görünen köyde kılavuz istemez. Meramımızı size anlatıyoruz" dedi. Sanık Yarman sözlerini şöyle tamamladı: "HAVELSAN'ın başında bulunduğum 8 yılda bütün savunma sanayi alanında dünyaya ihracat yaptık. Tutuklanarak kariyerim bitmiştir. Balyoz askeri darbe planı varsa eğer bunun içinde Ömer Faruk Ağa Yarman olamaz. "Ben neden buradayım" diye soruyorum. Cezaevi duvarlarından cevap yok. Meslek yaşamım boyunca şerefimle görev yaptım. Bütün suçlamaları reddediyorum. Tahliyeme ve beraatime karar verilsin" dedi.

"BEN KURUYEMİŞ SATMIYORUM"
Söz alan tutuklu sanık emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri "Yarman, oluşturduğu iddia edilen dosyayı bana göndermiş, ben de son kaydedicisi olarak görünüyorum. Beni tanıyor mu? Benim yerime dosyayı 1. Ordu'ya göndermiş olamaz mı?, Kendisine 1. Ordu'da herhangi bir görev verildi mi?" diye sordu. Sanık Yarman da, Tanyeri ile dava nedeniyle bu mahkemede tanıştıklarını anlatarak, "Bizim muhatabımız, müşterimiz TSK bile değildir. Bizim muhatabımız Milli Savunma Bakanlığı'dır. Ben kuruyemiş satmıyorum. Bir ülkenin kendi kaderini tayin edebilecek silahlı kuvvetlerinin yazılımını satıyorum. Ne 1. Ordu HAVELSAN'a, ne de HAVELSAN 1. Ordu'ya gelir" diye konuştu. Sanık Tanyeri'nin, "Bana birileri hakaret ediyor. 'Teröristsin, darbecisin' diyor. Kovuşturma savcısının görevi nedir. Benim hakkımı korumak mı, bana iftira atan savcının hakkını korumak mı?" dedi. Bu sözler üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, kelimeleri dikkatli kullanması konusunda Sanık Tanyeri'nin uyarıda bulundu.

"YURTDIŞINDA GÖREVLİ OLUP DA TUTUKLU OLAN TEK SUBAY BENİM"
14 yaşından beri askeri üniforma giydiğini belirteren tutuklu sanıklardan Albay Önder Çelebi de hakkında disiplin soruşturması bile yapılmadığını belirtti. Girit Hanya'da NATO görevinde bulunurken savcılığın çağrısı üzerine ifadeye gelen Çelebi, "Yurt dışında görevli olup da tutuklu olan tek subay benim. Aynı suçlarla yargılanan yurt dışına görevli olan mesai arkadaşlarım tutuksuz yargılanmaktadırlar. Bu eşitsizliği dikkate alınarak tahliyeme karar verilmesini istiyorum" diye konuştu. Hava muhalefetinden dolayı duruşmayı bir saat erken bitiren mahkeme heyeti, duruşmayı yarına erteledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.