banner192

Sanki ölecekleri içine doğmuş

Erciş'te hayatını kaybeden öğretmenlerin depremden 4 gün önce katıldıkları seminerde Okul Gelişim Programı (OGP) kapsamında yazdığı mektuplar tüyler ürpertti.Van depreminde ölen Ercişli öğretmenlerin, felaketten 4 gün önce, hayatlarının son 10 dakikasını

Sanki ölecekleri içine doğmuş

Erciş'te hayatını kaybeden öğretmenlerin depremden 4 gün önce katıldıkları seminerde Okul Gelişim Programı (OGP) kapsamında yazdığı mektuplar tüyler ürpertti.

Van depreminde ölen Ercişli öğretmenlerin, felaketten 4 gün önce, hayatlarının son 10 dakikasını yaşıyormuş gibi yakınlarına mektup yazdığı ortaya çıktı.

Katıldıkları bir seminerde duygularını imzasız mektuplara döken 10 öğretmen, "Çocuğuma öldüğümü söylemeyin", "Sevgili eşim ve çocuklarım, sizleri yalnız bırakıyorum", "Ecel kapıyı çaldı sevgili babam...", "Yokluğumu çocuklarıma hissettirmeyin" diyerek sevdiklerine seslendi.

Van ve Erciş'te meydana gelen depremde 64 öğretmenimiz yaşamını yitirmişti. Erciş'te görev yapan 300 eğitimcinin depremden 4 gün önce katıldıkları, Okul Gelişim Programı (OGP) kapsamında hayatlarının son 10 dakikasında sevdiklerine mektup yazdıkları ortaya çıktı. 'Ölüme 10 dakika kala' sevdiklerine mektup yazan 300 kişilik eğitimci grubun içinde Erciş depreminde enkaz altında kalarak hayatını kaybeden 10 öğretmenin de yer aldığı tespit edildi.

Eğitimci Tarık Zengin tarafından verilen 'Etkili İletişim ve Beden Dili' konulu seminerin drama bölümünde, öğretmenlerden önce gözlerini kapatıp, fon müziği eşliğinde içsel bir yolculuğa çıkmaları istendi. Ardından, bindikleri uçağın 10 dakika sonra düşeceği anonsunun yapıldığı varsayılarak bu süre zarfında öğretmenlerden, sevdiklerine mektup yazmaları talep edildi.

KALANLARIN ARDINDAN...
Kişisel gelişim uzmanı olan Dr. Tarık Zengin, gözlerini bir süreliğine kapatmalarını istediği öğretmenleri, 'Kalanların ardından yedi karanfil' isimli parçanın fon müziği eşliğinde bir yolculuğa çıkardı. Tarık Zengin, gözleri kapalı olan öğretmenlere bir süre sonra, "Uçağa bindiniz, herkes 1 haftalığına istediği yere tatile gönderiliyor. Uçak hareket ettikten sonra pilot, 'motorlarımızda bir arıza var, uçağımız düşecek. Koltuklarınızın önünde kalem kağıt var. Ömrünüzün son 10 dakikasında kime ne yazmak isterseniz yazabilirsiniz' diye anons yaptı. Şimdi gözlerinizi açın ve kime ne yazmak istiyorsanız yazın" diye seslendi.

AĞLAYARAK YAZDILAR
Bunun üzerine gözlerini açan öğretmenlerden bir kısmının kısa bir süre şaşkınlık yaşadığı, oluşan duygu yoğunluğundan ötürü bazı öğretmenlerin salondan çıktığı, ama birçoğunun gözü yaşlı bir halde kalem-kağıda sarılıp sevdiklerine mektup yazdıkları öğrenildi. Duygularını rahat ifade etmeleri için öğretmenlerden mektuplarına isim yazmamaları istendi.

'BİTANEM ZAMANIM BİTMEK ÜZERE'
Hayatının son 10 dakikasında sevdiklerine mektup yazan öğretmenlerin, genellikle eş ve çocuklarına hitaben duygularını ifade ettikleri, bekar olanların ise anne ve babalarına yazmayı uygun bulduğu ortaya çıktı.

Mektubuna, eşine, 'Bitanem' diye hitap ederek başlayan bir öğretmen ise satırlarını, "Hayatımda en çok gitmek istediğim yere gidiyorum ama yine metinim" diye sürdürüyor. "Oraya anlaşılamamanın acısıyla gidiyorum" diyen öğretmen, eşine yazdığı mektubu şöyle bitiyor:

"Zamanım tükenmek üzere, seni çok üzdüm, hakkını helal et. Allah'a emanet olun. Allahaısmarladık..."

'BABACIĞIM, HAYATI SEV...'
Mektubuna, "Sevgili babam" diye başlayıp, "kızın" diye bitiren bir öğretmen ise babasına şöyle sesleniyor: "Ecel kapıyı çaldı. Babam kendine işkence etmeyi bırak, hayatı sev, kavga etme. Bırak küçükler hürmet ve saygısını göstersin. İzin ver insanlar seni sevsin. Sevgini belli edemedin. Bizleri kucaklayamadın. Hakkını helal et babam. Kendine eziyet etme. Seni çok seviyorum."

BABAN ÖLDÜ DEMEYİN
Ölümden önce son 10 dakikasında yazdığı mektubuna, "Sevgili annem, babam, eşim, çocuklarım ve dostlarım" diye başlayan bir öğretmen, ilerleyen satırlarda şöyle bir istekte buluyor: "Çocuğum, Zeynebim ve Nisanıma 'babanız öldü' demeyin, o cennete gitti deyin. Çünkü cenneti merak etsin."

HAYALLERİM VARDI
Eşine, kızına ve annesine ayrı ayrı seslenen bir öğretmen ise mektubunda şunları dile getiriyor.

"Eşim'e,

Seni hep sevdim.

Kızım'a,

Beni her zaman hatırla

Anne ve babam'a;

Bana her zaman dua edin;

Hayallerim vardı. Gerçekleştirmek istediğim. Onlarca hayalimin sadece birkaçını gerçekleştirdim."

ÇOCUKLARIMA DOYAMADIM
Mektubuna çocuklarına yönelik sevgi ifadeleri ile başlayan bir öğretmen de "Babanız" diye imzaladığı mektubunda şunları dile getiriyor:

"Kızım Ayşe Zeynep seni, oğlum Muhammed Taha seni ve oğlum Mehmet Akif seni çok sevdim, size doyamadım, uçak düşüyor. Allah nasip ederse ahirette görüşürüz. Kaderimizde bunları yaşamak varmış. Ayrıca kardeşlerimi ve eşimi de çok seviyorum..."

SEN BENİ BEN SENİ HERKESTEN ÇOK...
Bir bayan öğretmenin, "Kızından anneye mektup" şeklinde kaleme aldığı satırlar ise şöyle: "Anneciğim, beni çok sevdin, Ben de seni çok sevdim. Bana çok kızdın, ben de sana çok kızdım. İstediğin gibi bir kız evlat olamadım, bu yüzden bana hep kırgındın. Bense, benim mutlu olma biçimimi, seçimlerimi takdir etmediğin için öfkeliydim, kırgındım. Oysa, bu ben aslında biraz da sendim. Anne biliyorum ki sen beni ben seni herkesten çok sevdik bu da bana yeterdi."

KIZLARIMA İYİ BAKIN
Satırlarına, "Eşime" diye başlayan bir öğretmen ise mektubunda duygularını şöyle dile getiriyor. "Hayatının bundan sonra kalan kısmını bensiz geçireceksin. Çocuklarıma iyi bakmanı istiyorum. Yokluğumu çocuklarıma hissettirmemeni diliyorum. Kendine ve çocuklarıma iyi bak. Ben hayattayken hep size iyi bir hayat yaşatmak için uğraştım. Kızlarım Melisa ve Azra'yı çok seviyorum. Arat'a iyi bakın."

YERYÜZÜNDE YAZACAK KİMSEM YOK
Yeryüzünde yazacak kimsesi olmadığını belirten öğretmenin daha önce vefat eden kardeşi ve babasına yazdığı mektup şöyle: "Sevgili babacığım ve değerli kardeşim, Ömrümün son on dakikasını yaşıyorum. Yeryüzünden yazacak kendime yakın kimseyi bulamadım. On dakika sonra yanınıza geliyorum. Sizi çok özledim. Elveda fani dünya hayatı, merhaba baki olan alem."

TOKİ TAKSİTLERİNİ UNUTMAYIN
Mektubunu, "TOKİ'ye olan borcumuzun taksitlerini zamanında yatırın" notuyla bitiren bir öğretmen ise eşine seslendiği mektubunda şunları yazıyor. "Sevgili Eşim!.. Hakkınızı helal edin. Seni ve çocuklarımı yalnız bırakıyorum... Hayatta iken kıymetinizi bilemedim. Sağlıklı bir iletişim kuramadım. Demek ki iyi bir baba değilmişim. Ne olur çocukları üzme. Eğitimleri için ne gerekiyorsa yap."

KALBİNİZİN KENARINDA UYUYACAĞIM
Hayatının son 10 dakikasında annesine mektup yazmayı tercih eden bir öğretmen, "Kalbinizin bir kenarında uyuyacağım" diyor. Metnin altına paraf atan öğretmenin mektubu şöyle: "Sevgili anneciğim, ömrümün son 10 dk'sı. Ve sizi çok seviyorum. Hayatta ve ideallerimde ulaşmak istediğim binlerce şey vardı. Ve her şeyin boş olduğunu anladım. Arkamdan üzülmenizi hiç ama hiç istemiyorum. Emin olun ki hiçbir zaman yanınızdan eksik olmayacağımı, kalbinizin bir kenarında uyuyan ve bir gün uyanacağımı düşünerek üzülmeyin."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.