banner192

Manken Aslı Baş davasında şok gelişme!

 İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı, Miss Model Of The World (Mankenler Kraliçesi) yarışması 2003 yılı birincisi Aslı Baş'ın (32), 2 yıl 9 ay önce Muğla'nın Bodrum İlçesi Yalıkavak Beldesi'nde turizmci Ahmet Bayer'in vill

Manken Aslı Baş davasında şok gelişme!

 

İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı, Miss Model Of The World (Mankenler Kraliçesi) yarışması 2003 yılı birincisi Aslı Baş'ın (32), 2 yıl 9 ay önce Muğla'nın Bodrum İlçesi Yalıkavak Beldesi'nde turizmci Ahmet Bayer'in villasının terasından düşerek ölümüyle ilgili hazırladığı iki ayrı raporda olayın cinayet olduğu yönünde görüş belirten Ulusal Kriminal Büro Adli Kriminal İnceleme ve Raporlama Kuruluşu'nun, bilirkişilik ehliyetinin olmadığına karar verdi. Ahmet Bayer, Adalet Komisyonu'nun bu kararını villasında yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu.
 
Manken Aslı Baş, 21 Temmuz 2010 tarihinde saat 02.30 sıralarında, vurgun yediği için tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayan turizmci Ahmet Bayer'in Yalıkavak Beldesi'ndeki Clup Flipper Tatil Köyü içindeki villasının 6.5 metre yüksekliğindeki terasından düşerek yaşamını yitirdi. Genç mankenin ölümüyle ilgili olarak, Ulusal Kriminal Büro Adli Kriminal İnceleme ve Raporlama Kuruluşu tarafından geçen 19 Nisan'da hazırlanan ön bilirkişi raporunda, "Kadın düşmüyor, atlamıyor, atılıyor" ibaresi üzerine ifadelerine başvurulan ünlü turizmcinin oğulları Hakan ve Volkan Bayer, geçen 29 Ağustos'ta tutuklandı. Olayla ilgili 30 Ekim 2012 tarihinde yine aynı kuruluş tarafından hazırlanan 172 sayfalık detaylı ikinci bilirkişi raporunda da manken Baş'ın cinayete kurban gittiği belirtildi. 
 
Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesi, geçen 8 Kasım'daki duruşmada, bilirkişi raporunu gözönünde bulundurup, Muğla Cezaevi'nde tutuklu bulunan Volkan Bayer'i yurt dışı yasağı koyup, adli kontrollü olarak, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. Hakan Bayer'in ise tutukluluğunun devamına karar verdi. Mahkemeye ulaşan ikinci bilirkişi raporu ve villada cansız mankenle yapılan tatbikatın ardından manken Baş'ın düşme veya atlama değil "atılma' sonucu öldüğü vurgulandı. Soruşturmanın ardından Muğla Cumhuriyet Savcılığı, Ahmet Bayer ve iki oğlu hakkında TCK'nın 82/1. maddesini içeren "Kasten Öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, yanlarında çalışan M.U. (Murat Umirov), TCK'nın 281. maddesini içeren "delilleri karartmak ve ortadan kaldırmak' suçundan 7.5 yıl hapis cezası istemiyle dava açtı. 
 
Davanın ilk duruşması geçen şubat ayında Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bayer Ailesi'nin isteği üzerine merkezi İstanbul Beyoğlu'nda bulunan İstanbul Adli Tıp Vakfı tarafından olayın cinayet olmadığı yönünde 20 Eylşl 2012 ve 5 Şubat 2013 tarihli iki rapor daha hazırlanmasıyla rapor savaşlarına dönüşün davada mahkeme, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden (ODTÜ) gelecek 3 kişilik bilim kuruluyla olay yerinde inceleme yapılıp, bilirkişi raporu hazırlanmasını istedi.
 
BİLİRKİŞİLİK EHLİYETİ OLMADIĞINA KARAR VERİLDİ
 
Davanın yarın (5 Nisan Cuma) yapılacak duruşması öncesinde şok bir gelişme yaşandı. İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın, olayın cinayet olduğu yönünde iki ayrı rapor hazırlayan Ulusal Kriminal Büro Adli Kriminal İnceleme ve Raporlama Kuruluşu'nun bilirkişilik ehliyetinin olmadığına karar verdiği ortaya çıktı. Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Sabri Bayındır, İstanbul Adelet Komisyonu Üyesi Mehmet Karababa ve Yaıişleri Müdürü Vildaniye Çetin'in imzası bulunan 18 Ocak 2013 tarihli kararında, "Bilirkişi adayı olarak başvuru yapan tüzel kişi Ulusal Teknik Büro Limited Şirketi Ulusal Kriminal Büro'nun bilirkişilik başvuru dilekçesinde, şirkette belirtilen uzmanlık alanlarındaki işleri yapacak olan kişiler olarak belirttiği S.N. (Süreyya Nasöz) ve Z.K. (Zeynep Kurtulan) hakkında belirtilen maddelere ret kararı verilmesi, 11 uzman ile iki vardiya şeklinde çalışıldığının beyan edilmesine rağmen, ret kararı verilen iki kişi dışında başkaca bir kişinin bildirilmediği ve evraklarının eklenmediği anlaşılmıştır. 
 
Bu nedenle gerçek kişi yada kişilerinde listeye kabul şartlarını taşımaları gerektiği hükmüne açıkca aykırı olduğu, yapılan incelemeler sonucunda değerlendirilmiş olmakla, bilirkişi olarak başvuru yapan tüzel kişi Ulusal Teknik Büro Limited Şirketi Ulusal Kriminal Büro Adli Kriminal İnceleme ve Raporlama Kuruluşu'nun bilirkişilik başvurusunun reddine karar verilmiştir" denildi. Kararda, ayrıca Adalet Komisyonu'nun, Ulusal Kriminal Büro Adli Kriminal İnceleme ve Raporlama Kuruluşu'nun bilirkişi ehliyeti olmadığı yönünde verdiği 26 Aralık 2012 tarihli ilk karara yapılan itirazın da aynı gerekçelerle reddedildiği belirtildi.
 
"BAYKAL VE TATLISES'İN DAVALARINDA DA BİLİRKİŞİLİK YAPMIŞLAR"
 
Ahmet Bayer, Adalet Komisyonu'nun bu kararını villasında yaptığı basın açıklamasıyla basınla paylaştı. Bayer, "Bizleri suçlayan, oğullarımın tutuklanmasına neden olan, gazete manşetlerine taşınıp meşhur olma hedeflerine bu şekilde ulaşan ticari bilirkişilik unvanını taşıyan bu şirketin başından beri raporlarının yüksek derecede şaibeli, kasti vahim hatalarla dolu ve tamamen gerçek dışı olduğunu belirtmiştik. Bizi suçlayan ve gerçekleri görmemezlikten gelen, hayali senaryolar ürünü raporu düzenleyen bu kişiler, Elektronik Mühendisi U.K. (Uğur Kurtulan), oğlu inşaat mühendisi S.K. (Savaş Kurtulan), kızları biyolog Z.K. (Zeynep Kurtulan) ve işletmeci S.K.N. (Süreyya Kurtulan Nasöz). Yani Ulusal Kriminal Büro bir aile şirketidir. Ceza davaları ile ilgili hiçbir uzmanlıkları olmadığı tespit edilen bu kişiler ne yazık ki 2012 yılındaki Adalet Bakanlığı Komisyonu bilirkişi raporu vereceklerin listesinde yer almayı başarmış. Deniz Baykal ve İbrahim Tatlıses gibi ünlü isimlerin davalarında bilirkişilik yapmışlardır. Bu kişilerin bilirkişilik yetkileri ocak ayının başından itibaren alınmıştır. 
 
Mahkemeye yaptıkları itirazları ve sonraki şikayetleri de mahkeme kararları ile reddedilmiş ve Adalet Bakanlığı tarafından da onaylanmıştır. Çünkü hiçbirinin uzmanlığı, diploması ve belgesi olmadığı gibi bilirkişi raporlarında atılan imzalar da birbirini tutmamaktadır. 7 aydır ailemizin manevi işkence çekmesine neden olan, bu yalan ve sahtekarlıklarla yüce yargıyı aldatmaya çalışan bu kişiler ve şirketleri hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. Ve yarın görülecek dava öncesinde bu şirketle ilgili verilen tüm kararları mahkeme heyetine ilettik. Yüce yargı tüm gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkaracağından şüphemiz yok" dedi.
 
İDDİALAR ASILSIZ
 
Ulusal Teknik Büro Limited Şirketi Ulusal Kriminal Büro Yönetim Kurulu Başkanı U.K. (Uğur Kurtulan), DHA muhabirine telefon ile yaptığı açıklamada, iddiaların asılsız olduğunu ileri sürüp, şunları söyledi:
 
"Bu kişiler, daha önce bize başvurduğunda, istedikleri yönde rapor hazırlamayı reddettiğimiz için böyle bir açıklama yapmış olabilirler. Şu aşamada fazla açıklama yaparak yargıyı yönlendirme niyetinde değiliz. Bu Adalet Komisyonu'nun belirlediği bilirkişi şirketlerinin yer aldığı listede olmak önemli değil. Çünkü bunlar 100-150 liraya rapor hazırlıyorlar. 2011-2012 yıllarında bakanlık bizi uygun gördü, biz de raporları verdik. Biz ulusal ve uluslararası bir kuruluşuz. Bu iddialarla ilgili açıklamayı önümüzdeki zamanlarda gerekli görürsek yaparız, sitemiz de görebilirsiniz. Şimdilik bunları söyleyebilirim.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.