banner192

Kalp hastaları oruç tutabiilir mi?

Haber61 ramazan özel - Kalp hastaları oruç tutabiilir mi?

Kalp hastaları oruç tutabiilir mi?

Ramazan başlaması ile birlikte aşağıdaki sorular sıkça zihinleri meşgul etmeye başladı bile !

Kalp damar hastalıkları dünyadaki bir numaralı ölüm sebebi olup, oruç tutmanın kalp sağlığını olumsuz etkileyeceği endişesi nedeniyle çoğu kalp hastası hekimlerine haber vermeden gizlice oruç tutmaktadır. Oysaki oruç tutmanın kalp sağlığı üzerinde olumlu etkileri mevcut olup, belirli hasta grupları dışında oruç tutmanın kalp hastalarında yasaklanması söz konusu değildir. Bu yazıda, bilimsel veriler ışığında kafaları meşgul eden yukarıdaki soruların cevaplarını bulacaksınız.
Oruç tutmadan önce mutlaka doktorunuzdan onay alınız…
Oruç tut, sıhhat bul…
Oruçla ilgili bilimsel verilerin çoğunluğu müslüman arap ülkeleri ve ülkemizde yapılan araştırmalara dayanmaktadır. Bu veriler, oruç ayında kalp krizi yada felç geçirme sıklığında bir değişim olmadığını, yine kalp yetersizliği bulunan hastaların hastaneye yatış sıklığınında da değişim olmadığını göstermiştir. Arap ülkelerinde yapılan başka bir araştırmada iftar ile sahur sonrasının kalp krizi gelişme riskinde belirgin değişim yapmadığını göstermiştir. Ülkemizde ise ekibimiz tarafından yapılan araştırmada, normalde öğleden sonraki saat periyodunda sıklaşan kalp krizi gelişminin, oruç ayında iftar sonrası döneme kaydığı gösterilmiştir. Bu durum ağır ve zengin iftar sofraları, dengesiz beslenme ve iftar sonrasında yoğun sigara içimine bağlı olabilir.

Oruç tutmak kalbi nasıl etkiliyor ?

Oruç tutmanın kalbi olumlu yönde etkilediği bilimsel araştırmalarla gösterilmiş durumdadır. Özellikle vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlenir. Bunun yanında şeker hastalığı ve damar hastalığını tetikleyen insülin direncinde düzelme gözlenirken, koruyucu kolesterol olarak adlandırılan HDL kolesterolde de artış izlenir. Kalp hastalıklarında kötü seyiri gösteren kalp hızı değişkenliğinde oruç sırasında iyileşme saptanmıştır. Damar duvarlarına zarar veren homosistein seviyelerinde de oruçla birlikte düşüş izlenmiştir. Bunların ışığında yapılan bir çalışmada oruç sonrası 10 yıllık kalp krizi gelişme riskinde azalma olduğu saptanmıştır.

Oruç tutmanın kalp hastalarındaki olumlu ve olumsuz sonuçları nelerdir?

Olumlu: Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu oruçla birlikte düzelir. Hasta kalp hastası oldum, yarım adam oldum psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Şeker ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır.

Olumsuz: Orucun kalp hastalarındaki olumsuz etkileri daha çok oruç tutmaması gereken kişilerde görülmektedir. Özellikle yaz dönemlerinde vücuttaki sıvı ihtiyacı arttığından, az sıvı alımı kan akışkanlığının koyulaşmasına ve pıhtı oluşumuna ve sonuçta kalp krizi yada felce yol açabilir. İdrar söktürücü ilaç kullanan hastalarda mineral dengesizliği gelişebilir ve hastaların şikayetleri artabilir. Risk taşıyan ve tedavi almayan hastalarda özellikle iftar sonrası dönemde kalp krizi gelişebilir. İftarda alınacak ağır yemekler ve sigara içimi kalp krizini tetikleyebilir. Kalp yetersizliği hastalarında gelişecek sıvı dengesizliğine bağlı ritim bozuklukları gözlenebilir. Böbrek yetersizliği olan hastalarda durumda kötüleşme gözlenebilir. Yeterli tedavi almayan hastalarda yüksek tansiyon atakları gelişebilir. Yüksek doz tansiyon ilacı alan kişilerde oruç döneminde tansiyon düşme atakları ve baygınlık hali gelişebilir. Ritim bozukluğu olan hastalarda aralıklı ritim yükselmesi ve çarpıntı atakları gelişebilir. Şeker hastalarında, şeker düşüklüğüne bağlı şikayetler ve baygınlık oluşabilir.

Hangi hastalar oruç tutabilir ?

Oruç tutma kararı mutlaka hekime danışıldıktan sonra verilmelidir. Tedavi altında sağlıklı olan ve hastalıkla ilişkili şikayeti olmayan, ilaç tedavisi ifrat ve sahur arasında yapılabilecek bütün hastalar hekim kontrolünde oruç tutabilir.

Hangi hastalar oruç tutmamalıdır ?

Ciddi kalp yetersizliği mevcut hastalar, tedavi edilmemiş damar darlığı bulunan hastalar, ilerlemiş kapak hastalığı bulunanlar, kontrolsüz yüksek tansiyon hastaları, böbrek yetersizliği bulunan hastalar, çoklu ilaç yada insülin kullanan şeker hastaları, hastalıkları nedeniyle günün belirli saatlerinde ilaç almak zorunda olanlar ve bu ilaç tedavisi iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalar, kalp ameliyatı yada balon stent işlemi sonrasındaki 2 ay süresinde oruç tutmak önerilmez. Bu hastalarda oruçla birlikte genel durumlarında bozulma, hastaneye yatış gerekebilir.

Oruç tutan hastalar nelere dikkat etmelidir ?

Oruç hekim önerisi olmadan tutulmamalıdır. Özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan kalp hastalarında ve hipertansiyonda oruç öncesi ilaçların dozunun ve saatinin tekrar ayarlanması gerekir. Oruç döneminde gelişecek uyku düzensizliğini dengelemek için imkanı olanlar öğleden sonra 1 saat uyumalıdır. Öğle güneşinde dışarı çıkılmamalı, güneş altında ve ağır işlerde çalışan hastalar durumlarını hekime anlatmalı ve oruç kararı çevresel şartlarda gözönüne alınarak verilmelidir. Özellikle kapak hastalığı, ritim bozukluğu yada felç nedeniyle kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin oruç süresince yakından takip edilmesi gerekir.

Sağlıklı kişilerde kalp hastalığı oruçta ortaya çıkabilirmi ?

Oruç zamanında daha önceden hastalığı olmayan kişilerde kalp krizi gelişebilmektedir. Bu kişiler genellikle kalp hastalığı açısından risk taşıyan kimselerdir. Bu nedenle daha öncesinde bilinen kalp hastalığı olmasa bile, ailesinde kalp krizi için ciddi genetik yatkınlık olanların, kilolu kişilerin, şeker ve kolesterol değerleri yüksek olan ve sigara içenlerin, tansiyon değerleri dengesiz seyreden kişilerin oruç tutmadan önce hekim kontrolünden geçmesi faydalı olur. Ciddi sigara tiryakileri, oruç sırasında sigara yoksunluğuna bağlı çarpıntı şikayetleri hissedebilir. Bütün bunların yanında tansiyon düşüklüğü ile yaşayan kişilerede ayrı parantez açmak istiyorum. Bu kişilerde tansiyon değerleri zaten alt sınırda seyrettiğinden, oruç döneminde gelişecek ek düşme ile halsizlik, başdönmesi hatta baygınlık dahi yaşayabilirler. Bu kişilerin öğle saatlerinde güneşe çıkmaması ve iftarla sahur arasında en az 2 litre sıvı tüketmesi önemlidir.

İftar ve sahur da nelere dikkat edilmelidir ?

Öncelikle ilaç kullanan hastalar, ilaçlarını hangi saatte alacaklarını hekime danışmalıdır. Oruç nedeniyle kişiler mevcut sağlıklı diyet alışkanlıklarından vazgeçmemeli, ziyafet yada sultan sofralarına oturmaktan kaçınmalıdır. İftar su ve çorbayla açılmalıdır. Hurma, yeşil salata ve komposto yada hoşaf sofrada mutlaka yer almalıdır. Yenilecek ekmek miktarı menüye göre ayarlanmalı, makarna-pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı menülerde ekmek kısıtlanmalıdır. Ana yemek çorba ve salatalar sonrası tek çeşit olmalı, yüksek kalorili ve yağlı çeşit çeşit ana yemekler bir arada tüketilmemelidir. İftar yemeği yavaş tüketilmeli ve mide sınırları zorlanmamalıdır. Gazlı içecek düşkünleri doğal sodayı tercih etmelidir. Tatlı olarak sütlü tatlılar tecih edilmeli, tatlı ve meyve faslı teravih sonrasına bırakılmalıdır. Tuz kısıtlayıcı diyettte olan yüksek tansiyon hastaları bu diyete devam etmelidir. Oruç, sigara bırakmak için en ideal dönem olup, iftar sigara ile açılmamalı, iftar sonrası peşpeşe sigara içiminden kaçınılmalıdır. Sahur mutlaka yapılmalı ve sahurda kahvaltı çeşitleri tercih edilmelidir. Sahurda tüketilecek ağır yemekler ve tatlılar, mide salgısını arttıracak, insülin uyarılmasını arttıracak ve gün içerisinde açlığı tetikleyecektir. Lif ihtiyacını karşılamak için sahurda yeşil salata vede porsiyon meyve tüketimi faydalıdır. Sahur sofrasında 1 çay tabağı kadar taze ceviz, badem veya fındık bulunması damar sağlımızı korur. Sahurda çay-kahve tüketimi yerine su tercih edilmelidir. Sahurda sigara içilmemelidir. Sahura kalkamayan kalp hastaları günü oruçlu geçirmek için ısrarcı olmamalıdır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.