banner192

Hüseyin ;Yavuzdemir, Hrant Dink cinayeti kaderin cilvesi

 ANKARA – Türkiye gündeminden düşmeyen Hrant Dink Cinayeti İstanbul’da yeniden görülmeye başlandı. 2007 yılında yaşanan ve olayın failleri Yasin Hayal, Ogün Samast ve Erhan Tuncel olayın ardından yakalanarak cezaevine gönderildiler. Devlet 3 failin ardınd

Hüseyin ;Yavuzdemir, Hrant Dink cinayeti kaderin cilvesi

 ANKARA – Türkiye gündeminden düşmeyen Hrant Dink Cinayeti İstanbul’da yeniden görülmeye başlandı. 2007 yılında yaşanan ve olayın failleri Yasin Hayal, Ogün Samast ve Erhan Tuncel olayın ardından yakalanarak cezaevine gönderildiler. Devlet 3 failin ardından cinayet soruşturmasını derinleştirdi. Her dönem cinayetin ardından farklı isimler çıktı ve farklı şahıslar tutuklanarak cezaevine gönderildi.

KARADENİZ HIRÇIN GİBİ DALGALANIYORDU

Cezaevinde bir süre kalan serbest kalktıktan sonra başka bir gurup ve derin yapılanma Dink cinayetinin arkasındaki güç olarak ortaya çıktı. Cinayetin yaşandığı yıllarda Trabzon Valisi olarak görev yapan Hüseyin Yavuzdemir; Ankara’da Muhabirimiz Şükrü Üçüncü’nün sorularını yanıtladı. Ben en başından beri bunun arkasından derin bir yapılanma olduğunu söyledim diyen Yavuzdemir, “ Ben Trabzon Valiliği yaptığım dönemde Karadeniz hırcın gibi dalgalanıyordu. Ama peşpeşe gelen olaylar daha sonra görüldü ki; Karadeniz’de bir sakinlik var Türkiye’de bir sakinlik var. Bu olayların arkasında bir çetenin var olduğunu söyledik.”dedi.

DEVLET BU ÇETELER İLE MÜCADELE ETMELİ

Bu olayların arkasında olan çetenin boyutlarının nerelere uzandığını bilmediğini ifade eden Yavuzdemir, “ Bu cinayetin arkasında olan çetenin boyutları bir ilin boyutlarını aştı ve bununla devletin mücadele etmesi gerektiğinin bugün herkes görüyor anlıyor. Geçtiğimiz dönemlerde Ergenekon soruşturmaları, balyoz soruşturmaları yapıldı. Geçtiğimiz dönemlerde Fettulah Gülen cemaatinin girişimleri tabi bunların her birisi devleti yoran hareketlerdi. Bunlar ile biraz mücadele edildi bir yere kadar gelindi. Şuanda sakinliğin nedeninde de bu var. Benim Trabzon valiliği yaptığım dönemde de eylemlerin arkasında olan güçler vardı ve bunlar aydınlatılmıyordu. Ama devlet bunların üzerine ısrarla gitti ve bir kısmı çözüldü. Memlekette huzur olmasının nedeni ise bu örgütler ile etki mücadele olması.”ifadelerine yer verdi.

KADERİN BANA BİR CİLVESİ

Dink cinayetini kaderin cilvesi olarak gören Yavuzdemir, “ Dink olayından sonra ben ve emniyet müdürü görevden alındık. Ben bunu kaderin cilvesi olarak görüyorum. Bu Hrant Dink olayında bana hiçbir şekilde bilgi verilmedi. Bana bu bilgilendirme verilmiş olsa Hrant Dink’in korunması noktasında gereken önlemlerin alınmasını ben sağlardım. Hrant İstanbul’da yaşıyordu. Ben o dönem İstanbul valisine bir gizli yazı yazarım “ Bu adamın korunması gerekli” derdim. Ama bu durum bana hiç bana bilgilendirilmedi. Ben Trabzon’da her ay il emniyet komisyon toplantısı yapardık. Bu toplantılara Savcısı katılır, emniyet müdür katılır, jandarma komutanı Mit Bölge başkanı katılır. Bu toplantılaırn hiç birine bu bilgi gelmedi.”dedi.

BU İŞ HEP GİZLENDİ

Yavuzdemir, “ Bunun getirmediler bilerek getirmediler. Bu durum hep gizlendi. Ben bu ilin valisiyim. İşte şimdi bunu gizleyenler tek tek hesap verecekler veriyorlar da. Bu daha da bitmişte değil. Bir ilin valisinden bir şeyler gizlenmemeli haber verilmeli. O gün biz medyaya haberimiz yok dedik bu o gün yanlış anlaşıldı. Yahu benim haberim olsa o zaman bu olaya önlem alırdım gizlendi. Bakın Hrant Dink olayı tam olarak aydınlatılmış bir olay değil. Bu olayın arkasındakileri tam olarak ortaya çıkarılmasını istiyorum. Devlete karşı bir hareket var. Paralel dediğimiz örgüt ve diğer örgütler mücadele etmemiz böyle kolay değil. Bununla mücadeleyi etkin bir şekilde devletin devam ettirmesi gerek. Bunlar devletin tüm kademelerine sızdılar. Bunu bir çırpıda alıp hepsini oryaya çıkarmak kolay değil.”şeklinde konuştu.

 Haber : Şükrü Üçüncü 

İşte O söyleyişi


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cem küçükibraimoğlu - 2 yıl önce
Sayın vali o zaman çeteler vardı da sen neden mücadele etmedin ? O zaman görevini kötüye kulllanmış olmadın mı.?