banner192

Eşref Bitlis soruşturması henüz kapanmadı

Bitlis'in, 1993'teki ölümüne ilişkin soruşturmada, 765 sayılı TCK'nın 20 yıl olarak öngördüğü zaman aşımı süresi bugün doldu. Ancak henüz ''zaman aşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına'' dair karar yazmayan savcılık, AİHM'nin bazı kararları çerçevesi

Eşref Bitlis soruşturması henüz kapanmadı

Bitlis'in, 1993'teki ölümüne ilişkin soruşturmada, 765 sayılı TCK'nın 20 yıl olarak öngördüğü zaman aşımı süresi bugün doldu. 

Ancak henüz ''zaman aşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına'' dair karar yazmayan savcılık, AİHM'nin bazı kararları çerçevesinde zaman aşımının uygulanmamasının mümkün olup olmadığını değerlendiriyor.
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in 1993'teki ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmada zaman aşımı süresi bugün doldu. Ancak henüz ''zaman aşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına'' dair bir karar yazmayan savcılık, AİHM'nin bazı kararları çerçevesinde zaman aşımının uygulanmamasının mümkün olup olmadığını değerlendiriyor.
 
Müebbet hapis cezası gerektiren suçlarla ilgili soruşturmalarda zaman aşımı süresi, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) 20 yıl olarak öngörülüyordu. 20 yıllık süre, bugün itibarıyla tamamlandı.
 
Kanuna göre, soruşturmanın zaman aşımına uğramaması için, ''fail'' olarak bir kişinin ifadesinin alınması, savcılığın iddianame hazırlaması ve mahkemenin de iddianameyi kabul ederek kovuşturma başlatması gerekiyordu.
 
Ancak Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Şahin, henüz ''zaman aşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına'' dair karar yazmadı. Edinilen bilgiler, savcılığın, AİHM'nin bazı kararları çerçevesinde zaman aşımının uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirdiği yönünde. 
 
AİHM'nin, bazı başvurularda, insan hayatına karşı işlenen kimi suçlarda zaman aşımının uygulanamayacağına ilişkin kararlar verdiği bildiriliyor. 
 
Bu kararları edinen Savcı Şahin'in, soruşturma dosyasını bu nedenle henüz kapatmadığı belirtiliyor.
 
Orgeneral Bitlis, Güvercinlik Askeri Havaalanı'ndan 17 Şubat 1993'te kalkan uçağın kısa süre sonra düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.
 
Olaya ilişkin soruşturmayı yürüten TMK'nın 10. maddesiyle görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce, şimdiye kadar ''Ergenekon'' davası sanıklarından emekli Albay Arif Doğan'ın da arasında bulunduğu bazı kişilerin ''şüpheli'' sıfatıyla ifadesine başvurulmuştu.
 
Yine, 28 Şubat soruşturmasının tutuklu zanlısı dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir, eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, dönemin Susurluk Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, eski İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, düşen uçağın enkazını inceleyen kaza kırım heyeti başkanı emekli Albay Erdal Özden ve emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu'nun da bulundu çok sayıda kişi ise ''tanık'' olarak dinledi.
 
Başsavcıvekilliği'nin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazdığı talimat doğrultusunda, ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük de soruşturma kapsamında ifade verdi.
 
Düşen uçağın enkazının hurdacıya satıldığının ortaya çıkmasının ardından Savcı Şahin, kaza sonrasında çekilen fotoğrafları incelenmek üzere uzman ekibe göndermiş, ancak bu inceleme de kazayı aydınlatmamıştı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.