banner192

Çiçek:"AB'ye girmemek dünyanın sonu değil"

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ''Elbette Avrupa Birliği'ne girmek istiyoruz. Ama giremediğimiz takdirde de dünyanın sonu değil. Japonya, Avrupa Birliği'nin üyesi değil ama hiçbir batı Avrupa ülkesinden de geri değil'' dedi. ''Osmanlı Sarayı'nda Japon Rüzgarı''

Çiçek:

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ''Elbette Avrupa Birliği'ne girmek istiyoruz. Ama giremediğimiz takdirde de dünyanın sonu değil. Japonya, Avrupa Birliği'nin üyesi değil ama hiçbir batı Avrupa ülkesinden de geri değil'' dedi.
 
''Osmanlı Sarayı'nda Japon Rüzgarı'' sergisinin Dolmabahçe Sanat Galerisi'ndeki açılışında konuşan Çiçek, serginin Türk-Japon ilişkilerine, iki halk arasındaki benzerliklere büyük ölçüde katkı sağlayacağına ve ışık tutacağına inandığını söyledi.
 
Çiçek, sergide Milli Saraylar koleksiyonundan seçilen en önemli Japon eserlerinin görülebileceğini belirterek, ''Belki burada göreceğiniz bir kısım parçaları bugün Japonya'nın her yerinde görmek mümkün olmayabilir. O nedenle de son derece zengin bir koleksiyon. Bunların hem gün ışığına çıkarılması hem de İstanbullular'ın, ilgi duyanların ilgisine sunulması bakımından da sergiyi önemsedik'' diye konuştu.
Cemil Çiçek, Türkiye ile Japonya arasındaki ilişkilerin bir asra yakın geçmişi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
 
''Özellikle Sultan Abdülhamid'den Cumhuriyet'e ve günümüze kadar bu ilişkiler, 100 yıldan beri gelişiyor, güçleniyor ve derinleşiyor. Yüzlerce denizcimizi kaybettiğimiz Ertuğrul faciası tarihi bağlarımızın bir dönüm noktası. Bu facia hafızalarımızda hüzünleriyle, acılarıyla iki halkı birbirine yaklaştıran kaynaştıran önemli bir olay. Sultan Abdülhamid döneminde Japonya'ya giden Ertuğrul Fırkateyni dönüşte batmış, çok sayıda denizcimiz şehit olurken, 69 mürettebat ise Japon halkının yardımıyla kurtulmuştur. Ertuğrul Fırkateyni için yapılan şehitlik, iki halkın dostluğunun hatırası olarak Japon halkının da ilgi ve sevgisini göstermektedir.''
 
Köklü kültüre sahip Türk ve Japon halkının, birbirine benzer çok ortak yanlarının ve özelliklerinin bulunduğuna işaret eden Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
''Japonya Asya'nın en doğusunda, Türkiye ise Asya'nın en batısındadır. Coğrafi olarak aramızda bu kadar uzun mesafe olmasına rağmen, her zaman Japonya'daki gelişmeleri özellikle bilimde, sanayide, teknolojide yakinen ve hayranlıkla takip ettik. Çoğu zaman da geleneklerimizden, göreneklerimizden, kültürümüzden kopmadan, yozlaşmadan, yabancılaşmadan kendimiz modernleşmeyi gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Bunun için de çoğumuz dikkatimizi Japonya'daki gelişmelere çevirdik ve çeviriyoruz.''
 
Çiçek, Türkiye'nin temel tercih olarak 1839'dan bu yana yönünü batıya çevirdiğini hatırlatarak, Türkiye'nin birçok batı kurumunun kurucusu olarak veya bünyesinde görev alan bir ülke olduğunu belirtti.
 
TBMM Başkanı Çiçek, şunları kaydetti:
''Şimdi de Avrupa Birliği projesi kapsamında hem mevzuatımızı birleştirmeye, hem uyum sağlamaya hem de birçok konuda birlikte hareket etmeye çabalıyoruz. Ancak şunun bilinmesi lazım, ne kadar Avrupa ile bütünleşmeye çalışırsak çalışalım, öbür tarafta da farklı bir dünyanın olduğunu, dünyadaki tek değerlerin, tek doğruların, tek iyiliklerin, mükemmelliklerin batı olmadığının farkında olmamız lazım. Onun için de elbette Avrupa Birliği'ne girmek istiyoruz. Ama giremediğimiz takdirde de dünyanın sonu değil. Japonya, Avrupa Birliği'nin üyesi değil ama hiçbir batı Avrupa ülkesinden de geri değil. Hem ekonomik büyüklük, hem çağdaşlaşma, hem modernleşme, hem bilim, hem sanat ve kültürdeki gelişme itibarıyla... Onun için Japonya ile ilişkimiz ne kadar gelişirse, ufkumuzun da o kadar açılacağının bilinmesi lazım.''
 
''Japonlar'ı daha fazla Türkiye'de görmek istiyoruz''
 
TBMM Başkanı Çiçek, yazan, çizen, konuşan, düşünen insanların Japonya'ya biraz daha farklı bakmalarının Türkiye'ye çok şey kazandıracağını vurguladı.
 
Çiçek, Türkiye'nin Japonya ile ''dost'' ülke olduğunu ifade ederek, iki ülke arasında herhangi bir siyasi sorun olmadığını, bunun da ilişkilerin gelişmesi açısından önemli olduğunu kaydetti.
 
Bunun sonucu olarak da hem siyasi, hem de ticari olarak Japonya'nın Türkiye açısından önemli olduğunu dile getiren Çiçek, ''Kültür alanında bu ilişkileri geliştirirken öbür taraftan da turizm bakımından her yıl önemli sayıda Japon misafirlerimizi Türkiye'de karşılıyoruz. Bunların sayısı ne kadar artarsa zannediyorum insan ilişkileri açısından da önemli olacaktır. Onları daha fazla Türkiye'de görmeyi de arzu ediyoruz'' diye konuştu.
Çiçek, Milli Saraylar bünyesinde iki ülke tarihine ışık tutan zengin bir koleksiyonun bulunduğunu aktararak, özellikle Sultan Abdülhamid devrinde Osmanlı saraylarına satın alma ya da hediye yoluyla çok sayıda Japon menşeli eser girdiğini söyledi.
''Eserler, günümüzde Japonya'da görülemeyecek muhteşem parçalar''
Japonya'nın İstanbul Başkonsolosu Keiji Fukuda da serginin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
 
Sergide yer alan eserlerin birçoğunun günümüzde Japonya'da görülemeyecek yüksek seviyede sanat tekniğine sahip muhteşem parçalar olduğunu ifade eden Fukuda, ''Türk insanının estetik anlayışına yürekten saygılarımı sunuyorum. Serginin konusu, bu sarayda esen 'Japonya rüzgarı' denilen etkileyici ve güzel bir ifade olup, beni oldukça etkiledi. Bu hoş esintili kültür rüzgarının böylesine muhteşem bir saraydan boğazı aşıp, Türkiye ve Japonya insanlarına ulaşmasını ve iki ülkenin bundan sonraki ebedi ilişkilerini etkilemesini diliyorum'' dedi.
 
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ise kültür şehri olan İstanbul'da önemli bir serginin açılışına şahitlik ettiklerini dile getirerek, ''Şehrimizin en önemli markaları içerisinde olan tarihimiz ve kültürümüz, her zaman gurur kaynağımız. Şehirde bulunan farklı kültürler içerisinde Japonya da önemli bir yere sahip. Bu tarihi mekanda, Osmanlı Sarayı'nda bu kültürün izlerini hissedeceğiz'' diye konuştu.
 
Konuşmaların ardından TBMM Başkanı Çiçek, Başkonsolos Fukuda ile Vali Mutlu kurdele keserek açılışını yaptıkları sergiyi gezdi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
adil türk - 4 yıl önce
Türkiyeyi aralarına neden alsınlar.Yıllardan beri sizi yalvartıyorlar .Kendilerinin durumu ortada.
Avatar
Ali Kemal YILMAZ - 4 yıl önce
Yahu neden o zaman bu ab hevesi. Girmek istemiyoruz. Adamlar resmen süründürüyor. Bir zamanlar bize yalvaranlara biz yalvarıyoruz. Ab'den gelenler buraya elini koşunı sallayıp geliyor. Biz giderken türlü türlü incelemeler.