banner192

Askerlik yerine kamu hizmeti

AİHM, Türkiye’yi uyardı. Askere gitmeyi ‘vicdani’ nedenlerle reddedenlere hapis ve ceza yerine askerliğe alternatif hizmet yaptırılması için formül geliştirilmesi gündemde.Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, vicdani retçi Osman Murat Ülke ile ilgili AİH

Askerlik yerine kamu hizmeti

AİHM, Türkiye’yi uyardı. Askere gitmeyi ‘vicdani’ nedenlerle reddedenlere hapis ve ceza yerine askerliğe alternatif hizmet yaptırılması için formül geliştirilmesi gündemde.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, vicdani retçi Osman Murat Ülke ile ilgili AİHM kararını uygulamayan Türkiye’yi, “Aralık ayına kadar düzenleme yap” diyerek uyarması, hükümeti harekete geçirdi.

Adalet ve Milli Savunma bakanlıkları, konuyla ilgili başlattıkları çalışmada son aşamaya geldi. Türkiye’nin öncelikle 1930 tarihli Askeri Ceza Kanunu’nun 2000 yılında yenilenen “emre itaatsizlik” düzenlemelerini değiştirmesi bekleniyor. Bu yapılırken, vicdani retçilere sürekli cezalandırma ya da haklarında dava açılması yerine askerliğe alternatif hizmet yaptırılması konusunda formül geliştirilmesi düşünülüyor.

‘Ossi’ olarak tanınan Vicdani retçi Osman Murat Ülke hakkında, 1994’te askere alınma işlemleri yapıldıktan sonra askerlik yapmayı reddettiği için dava açıldı. Askerlik belgelerini yakan ve askerliği reddeden Ülke, 1996’da tutuklandı. Tahliye edildikten sonra yeniden kışlaya gönderilen Ülke, askerliği yine reddetti. Bu sırada davası sonuçlanan ve hapse mahkum edilen Ülke, yeniden tutuklandı. Cezaevinde yattıktan sonra tekrar kışlaya götürülen Ülke, askerliği yeniden reddettiği için tutuklandı ve hakkında ayrı bir dava açıldı. 10 ay ceza daha alan Ülke, tahliyesinden sonra yeniden askerlik şubesine götürüldü. Askerliği yeniden reddettiği için cezaevine konulan Ülke, birliğine gitmek için tahliye edildikten sonra firar etti ve AİHM’ye başvurdu. AİHM, 2006’da karara bağladığı bu davada, Türkiye’yi “insanlık dışı ceza ve muamele yasağını” ihlalden mahkum etti. AİHM, Ülke’nin vicdani retçi olduğunu her beyan edişinde yeniden cezaya mahkum edilmesini kararına gerekçe gösterdi.

Milliyet'te yer alan habere göre AİHM, vicdani ret hakkını ilk kez din, vicdan ve inanç özgürlüğü kapsamında değerlendirirken, Avrupa Konseyi’nde bu hakkı sadece Türkiye ve Azerbaycan’ın tanımamış olduğunu da not etti. AİHM Büyük Dairesi’nin verdiği bu karar bağlayıcı olduğundan Türkiye’yi de bu hakkı tanıması konusunda köşeye sıkıştırdı.

İLK ETAPTA ‘OSSİ’ KARARI
Bu nedenle, aralık ayına kadar yapılması zorunlu olan düzenlemede, vicdani ret hakkının tanınması gündeme geldi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin de bu konuda düzenleme yapıldığını açıkladı. Ergin, dün yaptığı açıklamada ise konuyla ilgili olarak, şunları söyledi: “ Bedelli ile aynı döneme denk gelmesi tesadüf. Düzenlemenin içini görmeden yapılacak yorumlar yanlış olur. AİHM diyor ki, ‘Siz aynı konuda vicdani ret nedeniyle askere gitmediği için hürriyeti bağlayıcı bir ceza verdiniz. Cezasını infaz ettiniz. Sonra ceza bittikten sonra tekrar aynı fiilden yargılıyorsunuz, tekrar ceza veriyorsunuz’. Aynı eylemden dolayı birden çok ceza verilmesini adil yargılama hakkına aykırı bulduğu için Türkiye’yi mahkum etmiştir. Dolayısıyla biz buradaki ihlali baz alıyoruz. Ona göre değerlendiriyoruz.”

AVRUPA’DA UYGULAMA NASIL?
Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü kapsamında bir insan hakkı olarak görülen vicdani ret, zorunlu askerlik hizmetinin bulunduğu hemen her Avrupa Konseyi (AK) üyesi ülkede yürürlükte olan bir uygulama. Zorunlu askerliğe bir alternatif yaratma amacıyla kullanılan vicdani retin uygulanışı ve süre açısından yarattığı sonuçlar ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor.

Bu konuda bir standart ya da zorlama yok. Bununla birlikte bulunacak alternatif yöntemin yeni bir insan hakkı ihlali yaratmaması, “caydırıcı ve cezalandırıcı” nitelikte olmaması gerekiyor.

Vicdani ret Avrupa’da ilk kez Danimarka tarafından 1917’de tanınan ve 1967’den bu yana da uluslararası hukukta bir insan hakkı olarak görülen uygulama.

Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında vicdani reddi hak olarak tanımayan sadece Türkiye ile Azerbaycan bulunuyor. Ermenistan, kısa süre önce vicdani ret konusunda taahhüt vererek, tasarı hazırladı. AB üyesi ülkelerde ise bu sorun bütünüyle ortadan kalkmış durumda. Akademisyen Özgür Heval Çınar’ın yaptığı çalışmaya göre, AB çatısı altında 27 ülkeden 14’ünde zorunlu askerlik bulunmuyor. Kalan 13 ülkede ise alternatif hizmet sistemi bulunuyor. Bu ülkelerden Almanya’da “Hiç kimse vicdanı karşısında zorla askeri hizmet yapmaya zorlanamaz” düzenlemesi bulunuyor. Yılda ortalama 150 bin vicdani retçi bu düzenlemeden yararlanarak, Gençlik, Aile, Kadın ve Sağlık bakanlıklarında alternatif hizmetlerde, 9 ay çalışıyor. Diğer bazı ülkelerdeki uygulamalar şöyle:

- Avusturya: 1991’de hakkı tanıyan Avusturya’da İçişleri Bakanlığı’nda 12 ay alternatif hizmet olanağı bulunuyor. Askerlik süresi ise 8 ay.

- Danimarka: 1917’den bu yana vicdani reddi tanıyor. İçişleri Bakanlığı’nda yapılan alternatif hizmetin süresi 9 ay.

- Finlandiya: Askerlik yapmak istemeyenler Çalışma Bakanlığı bünyesinde 13 ay çalışıyor. Askerlikte süre ise 6 ay.

- İsveç: Alternatif hizmet Savunma Bakanlığı’nda 7,5 ay yapılıyor.

- Yunanistan: 1998’de vicdani reddi kabul etti. Savunma Bakanlığı, bu hakkı kullananlara 23 ay zorunlu hiçmet yaptırıyor. Askerlik süresi ise 12 ay.

- Güney Kıbrıs: 42 ay alternatif hizmet yapılıyor. Askerlik süresi ise 26 ay.

‘VİCDANİ RET’ NEDİR?
Vicdani ret, “bir bireyin politik görüşleri, ahlaki değerleri veya dinsel inançları doğrultusunda zorunlu askerliği reddetmesi” olarak tanımlanıyor. Vicdani retçiler, en çok, “Düşman olsa bile insan öldürmeyi ahlaki bulmamak, hiyerarşik ve statüsel yapılandırmalarda yer almayı ahlâki bulmamak, güncel sorunlardan dolayı o ülkenin silahlı birliğinde bulunmayı ideolojik ve dini inanca aykırı bulmak” gibi nedenlerle vicdani retçi olduğunu açıklıyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.