banner192

Akdağ'dan 2 dile 4 dilli açıklama

Erzurum'a gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek, partililerle bir araya geldi. Akdağ, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son yıllarda ulaştırma ve sağlık hizmetlerinde büyük atılım

Akdağ'dan 2 dile 4 dilli açıklama

Erzurum'a gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek, partililerle bir araya geldi. Akdağ, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son yıllarda ulaştırma ve sağlık hizmetlerinde büyük atılımlar gerçekleştirdiğini söyledi.

''Türkiye, ulaşım ve sağlıkta iki lig birden yükselerek birinci lige çıkmıştır'' diyen Akdağ, bunun çok açık örneklerinin herkes tarafından, başka partili olanlar tarafından da görüldüğünü ifade etti.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da ulaşımda yapılan hizmetlerden, sağlıkta yapılan hizmetlerin yanında söz edilemeyeceğini ifade ederek, ''Türkiye sağlık hizmetlerinde dünyaya örnek teşkil edecek bir başarı gerçekleştirmiştir'' dedi.

Türkiye'de en çok sağlık ve ulaşım alanında yapılan hizmetlerin konuşulduğuna dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti:

''Her alanda çok önemli hizmetlerimiz var ama vatandaş en çok ulaşım ve sağlığı konuşuyor. Bunun nedeni günlük yaşamda ihtiyaçları oldukları için bu farkı daha iyi görebilmeleridir. Sadece Erzurum'da 380 kilometre duble yol yaptık. Ulaşım için 1 milyar 100 bin lira, sağlık için ise bu ilimize 500 milyon lira harcama yapmışız. Bir taraftan da istihdama yönelik çalışmalar yapıyoruz. Erzurum'da bin kişinin istihdam edileceği, çağrı merkezi de kurulacak.''

-''ELİNE PARA GEÇEN HERKES BU BÖLGEDEN KAÇIYORDU''-

Ulaştırma Bakanı Yıldırım ile Sağlık Bakanı Akdağ, parti ziyaretinden sonra Kuzey Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı'nın (KUDAKA) Cumhuriyet Caddesi'ndeki hizmet binasının açılış törenine katıldı.

Akdağ, Atatürk Üniversitesi Kültür ve Gösteri Merkezi'nde devam eden törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son yıllarda büyük bir kalkınma hamlesine girdiğini söyledi.

Ülkenin en geri kalmış ve ihmal edilmiş bölgesinin Kuzey Doğu Anadolu olduğunu belirten Akdağ, ''Bu bölge insanı, umudunu kaybetmişti, kalkınma umudunu hepimiz kaybetmiştik. Eline para geçen herkes bu bölgeden kaçıyordu. Şimdi istikrarlı yönetim, kararlı hükümetler, bu bölgeyi kalkındırmaya başladı ve zihniyet dönüşümünü gerçekleştirdi'' diye konuştu.

KUDAKA'nın yeni kurulmuş bir ajans olduğunu, buna rağmen kısa sürede kurumsallaşarak 79 projeye destek verecek hale geldiğini anlatan Akdağ, şunları kaydetti:

''Kuzey Doğu Anadolu'nun kalkınması, bu ajansın çalışmalarıyla bir ivme kazanacak. KUDAKA, 2 sene önce kuruldu ve bu yapı çok yeni. 2 senenin sonunda birçok projeye destek veriyor. Önümüzdeki yıllarda bu destekler çok daha önem kazanacak. Kalkınmanın bütün olduğu bir gerçek. Kalkınma olacaksa, dengesizlik ortadan kalkacaksa bir ülkede bu dengesizliğe neden olan şey ortadan kaldırılmalıdır. Bölgede sağlık hizmetleri yetersizdi, bölgede eğitim imkanları yetersizdi, yatırımcının ürünün pazarlayacağı şartlar yoktu. Hükümetlerimizin yaptığı çalışmalarla bu alanda bölgeye gerekli dinamizmi getirecek bir altyapı hazırlandı. Yol, havayolu, raylı sistemlerin kalkınma için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Şimdi hem çevre illere uçaklar inip kalkıyor, hem de Erzurum'da günde 8-10 uçak inip kalkıyor. Elbette bu kalkınmayı kolaylaştıracaktır ama kalkınma zihniyet dönüşümünü de gerektirir. İşte ajans çalışmaları da bunu sağlayacaktır.''

-''YOLSUZLUK YAPAN HÜKÜMET, BU KADAR ESERİ ORTAYA ÇIKARABİLİR Mİ?''-

Akdağ, son zamanlarda siyasette yolsuzluk iddialarının çok konuşulmaya başlandığını da ifade ederek, şöyle konuştu;

''Belli muhalefet çevreleri yapılan işlere bir şey söylemedikleri için yolsuzluk teranesidir, tutturmuş gidiyorlar. Ne diyecekler 'Sansa deresine yapılan duble yol yanlış mı?' diyecekler ya da 'Doğu Anadolu'nun her bir iline yapılan hastaneler yanlış oldu, bunları yapmasaydınız' mı diyecekler? 'Helikopter ambulanslarla kalp krizi geçirenleri bölge hastanelerine ulaştırıyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz' mu diyecekler. Bunları söyleme imkanı yok. Yapılanlar ortada. Çok açık bir şey var; eğer bu hükümetler yolsuzluk yapıyorsa, bütün Türkiye duble yollarla donatılamazdı. Türkiye'de AK Parti hükümetlerinden önce yapılmış, içerisinde banyosu, tuvaleti olan hastanede yatak 10 bin kadardı, bunu üçe katladık. Yolsuzluk yapan hükümet bunları nasıl yapacaktı? Türkiye'de daha önce sağlık binalarının toplam kapalı alanı 1 milyon 100 bin metrekareydi, 8 yılda 4 milyon 400 bin metrekare kapalı alan yapmışız. Yani yolsuzluk yapan hükümet, bu kadar eseri ortaya çıkarabilir mi? Türkiye'nin enerjisini boşa harcamaya çalışanlar, bu emellerinden vazgeçsinler. Karalama kampanyalarıyla giden siyaseti tarihin çöplüğüne atmamız lazım.''

-''İKİ DİL VE ÖZERKLİK'' TARTIŞMALARI-

Akdağ, konuşmasında ayrıca son zamanlarda ''iki dil ve özerklik'' tartışmalarının yaşandığını, ülkenin bunlarla vakit kaybetmemesi gerektiğini vurguladı.

''Bunlar tartışılsın ama bunlarla zaman kaybetmeyelim. Bunlar bizim kalkınma hamlemizi geriye düşürmesin'' diyen Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz bu ülkede birbirimizin kardeşi olarak yaşıyoruz. Halka gidip sorduğunuz zaman hiç kimse, kimsenin etnik kökenine bakmaz. Böyle çok kültürlü, çok inançlı toplum olarak bu zamana kadar geldik ama 'iki dillilik olsun' diyenler şunu neden düşünmüyorlar, yarın üç dillilik istenir, dört dillilik istenir, beş dillilik istenir; o zaman nasıl olacak. Elbette ortak bir dil üzerinde konuşmak, anlaşmak için bunlardan birini seçmiş olacaksınız. Türkiye, bunu zamanında seçmiş, Türkiye'nin resmi dili Türkçedir. Kürt kökenli vatandaşlarımızın geleceği için de çok önemlidir. Anadili Kürtçe olanların Kürtçe'yi yaşamasının, öğrenmesinin, karşısında değiliz.''

Federal tartışmalarının da çok dikkatle takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Akdağ, ''(Dünyada şu kadar federal devlet var) diyorlar, tamam var ama onların devlet haline gelişine, tarihine bakmak lazım. Sonradan federe devlet olan yok. Onların devlet olabilmesi için sonradan federal sisteme ihtiyaçları olmuştur. Allah'a şükürler olsun, biz barış içinde bir vatan toprağında yaşıyoruz, altında gölgelendiğimiz bayrağımız var. Millet olarak kalkınma hamlesi içerisindeyken, böyle ilerleme dönemindeyken, bu tartışmaları ortaya atmak aslında gerçekte iyi niyetle bağdaşmamaktadır. Bizim Güneydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı'nın yaptığı işleri, KUDAKA'nın çalışmalarını tartışmamız lazım. Çünkü bu milletin evladına aş lazım, iş lazım, yol lazım'' şeklinde konuştu.

-ULAŞTIRMA BAKANI YILDIRIM-

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da Türkiye'nin topyekun kalkınması için uğraştıklarını, bunun için gece gündüz çalıştıklarını söyledi. Ülkede, 74 ili bölünmüş yollarla birbirine bağladıklarını, havayolunu halkın yolu yaptıklarını dile getiren Yıldırım, ''Amacımız, yatırım için gerekli ortamı hazır hale getirmek'' diye konuştu.

KUDAKA'nın proje çağrılarına yoğun ilgi gösterildiğini, insanların artık proje üretmek için kafa yormaya başladığını ifade eden Yıldırım, ''Eğer biz Sansa deresine duble yol yapmasaydık, havayolunu halkın yolu yapmasaydık, bu projelerin adı bile olmazdı'' dedi.

Türkiye'deki gelişmelerin en önemli kaynağının istikrar ve güven unsuru olduğunu vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:

''Türkiye, artık istikrar ve güvenin tadına vardı, vatandaş istikrarın, güvenin ne demek olduğunu son 8 sene içerisinde çok iyi anladı. Türkiye, bu süre içerisinde çok iyi bir performans gösterdi. Bütün bunların arkasında 72 milyon insanımızın duası var, milletimizin duası bize daha fazla sorumluluk hissettiriyor. Türkiye'nin aydınlık geleceği için durmadan çalışmalarımızı sürdüreceğiz.''

Törende, daha sonra KUDAKA'ya Erzurum, Erzincan ve Bayburt'tan sunulan 285 proje içerisinde başarılı bulunan ve toplam 15 milyon hibe desteği verilecek 79 proje açıklandı.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, törenin ardından 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları kapsamında yaptırılan atlama kulelerini gezdi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
TRABZONUM - 6 yıl önce
kendi vatanımızda dilimizi..bayrağımızı...ırkımızı tartışır hale geldik...yazıklar olsun