banner192

13 şehit olayında büyük skandal!

Diyarbakır Silvan'da 14 Temmuz 2011 tarihinde 13 askerin şehit olduğu, 7 askerin de yaralandığı olayla ilgili açılan davanın duruşması Diyarbakır 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde devam etti.Duruşmada tanık olarak ifadesi alınan Mehmet Çeltik

13 şehit olayında büyük skandal!

Diyarbakır Silvan'da 14 Temmuz 2011 tarihinde 13 askerin şehit olduğu, 7 askerin de yaralandığı olayla ilgili açılan davanın duruşması Diyarbakır 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde devam etti.

Duruşmada tanık olarak ifadesi alınan Mehmet Çeltikoğlu, olaydan sonra dönemin Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Ünal Karaosmanoğlu'nun askerleri gazinoda topladığını belirterek, "Bize 'Bir heyet gelecek, soruşturma yapacak. Bu konuda çok konuşmayın, olayı unutun' dedi. Bence bu olayın sorumlusu Karaosmanoğlu'dur.
 
Çünkü teröristlerin olduğunu bildiği bölgeye bizim gibi yorgun kişileri gönderdi. Özel eğitimli askerler, yorgun olmayan taburu göndermedi" dedi.
 
Tanık askerlerden Ramazan Özkan, saldırıdan bir gün önce görev yaptıkları karakolun mevzisine roketli saldırı yapıldığını ve bunun üzerine araziye çıktıklarını belirtti. 3 gün arazide kaldıktan sonra saat 16 gibi karakola geldiklerini belirterek, "Karakola döndükten 2 saat sonra çatışmanın olduğu bölgeye gönderildik.
 
İstirahat etmeden çıktık. İntikal edip olay yerine vardık ve mevzilendik. Kumanyamız az kalmıştı, suyumuz bitmişti. Çatışma başladıktan sonra yangın çıktı ve mevzileri terk etmek zorunda kaldık. Diğer bölüklerin timleri bizim gibi yorgun oldukları için tam karşı koyamadılar" diye konuştu.
 
"ARKADAŞIM YANARAK ŞEHİT OLDU"
 
Tanık Adnan Çam ise 3 gün boyunca arazide kalmalarına rağmen yeni görevle tekrar çatışmanın olduğu bölgeye gönderildiklerini söyledi. Çam, "Çatışma başladığında istirahatliydim. Silah sesleri ile uyandım. Bir arkadaşım yaralandı. Yangın çıkınca o arkadaşımı alamadan geri çekildik. Yanarak şehit oldu. Sadece 4 kişide çelik yelek vardı" diye konuştu. Çam, "Çatışma bittikten 45 dakika sonra helikopter geldi. Helikoptere çatışmanın başında haber vermiştik. Yani 1,5 -2 saat sonra geldi" ifadelerini kullandı.
 
"PİLOT YARDIMCISI 'ÇATIŞMADAN HABERİMİZ VARDI AMA KALKIŞ İZNİ VERİLMEDİ' DEDİ"
 
Tanık Mustafa Arık ise istirahatlı ve özel timler olmasına rağmen teröristlerin olduğu bölgeye kendilerinin gönderildiğini söyledi. Yorgun şekilde 60 kilometre arazide yürüdükten sonra Dolapdere bölgesinde üs kurduklarını anlatan Arık, "Bu bölgenin uygun olmadığını komutanlara söyledik.
 
Ayrıca telsiz kestirmesi alındığı belirtildi ama bize özel olarak tedbir alınması talimatı verilmedi. Bir komutanımız çelik başlık ve yelek aldı çatışması gerekirken bir taşın arkasına saklandı. Bazı yaralılar yangının etkisiyle şehit oldu.
 
Çatışma başlar başlamaz bildirmemize rağmen helikopter 45 dakika sonra geldi" ifadelerini kullandı. Saldırı bittikten sonra olay yerine gelen helikopterlere binerek alaya döndüklerini anlatan Arık, "Biz helikopterdeyken bir komutanımız pilota neden geç geldiklerini sordu. Bunun üzerine yardımcı pilot 'Çatışmadan haberimiz vardı. Erken gelmemiz için havalanma izni verilmedi' diye cevap verdi" dedi.
 
"KOMUTANLARIMIZDA CİDDİYET YOKTU"
 
Tanık asker Taner Akıncı da tabur komutanı binbaşı Milbay Şahin'in mevzisinde görev yaptığını belirtti. Gündüz 12'ye kadar istirahatlı olduğunu ve kalktığının komutanın isteği üzerine kendi yeleğini giydiğini belirten Akıncı şunları söyledi: "Çatışmanın çıkmasıyla bizi çevreleyen kuru otlar yanmaya başladı. Yangından önce karşılık verdik ve iki teröristi öldürdük.
 
Yangınla birlikte ne yapacağımız şaşırdık. Helikopter bana göre 2 saate yakın geç geldi. Olaydan sonra bölge komutanı Karaosmanoğlu alaya geldi. Askerler helikopterin neden gelmediğini sorması üzerine Karaosmanoğlu 'Siz yanlış yerde konuşlandığınız için helikopterler sizi bulamadı' dedi. Komutanlarımızda bir ciddiyet yoktu."

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.