banner192

Trabzon’u Sevmekten Başka Çaremiz Yok

Ödüllü Sinema Yönetmeni ve oyuncu Zeki Demirkubuz Trabzon Sanat Evi Etkinliklerinin davetlisi olarak geldiği Trabzon’da  önemli açıklamalarda bulundu.Açıkça itiraf etmeliyim ki Trabzonsporlu Sporculara da büyük ilgi duyardım. Mesela Ali Kemal’e, Turgay’a

Trabzon’u Sevmekten Başka Çaremiz Yok

Ödüllü Sinema Yönetmeni ve oyuncu Zeki Demirkubuz Trabzon Sanat Evi Etkinliklerinin davetlisi olarak geldiği Trabzon’da  önemli açıklamalarda bulundu.

Açıkça itiraf etmeliyim ki Trabzonsporlu Sporculara da büyük ilgi duyardım. Mesela Ali Kemal’e, Turgay’a Necati’ye.  En son tabii ki Şenol Hocayı söyleyeceğim.

Özellikle son on senedir Şenol Hocayı bir daha keşfettim. Benim için Türk futbolunda gerek Milli takım, gerekse kulüp bazında milatlardan bir tanesi.

İnsan olarak Anadolu’dan bir takım çıkıyor takır takır şampiyon oluyor ve bunu yapanlar Trabzon’un öz evlatları. Ben nasıl sevmeyeyim Trabzon’u, Trabzon halkını.

Trabzonspor açık bir şekilde haksızlığa uğramıştır. Bu açık bir şey ama  şunu söylemek lazım, bu konu bu olacak, sürekli kurbanlar değişecek.

Şenol Hocanın takım çalıştırmıyor olması çok acı verici bir olay ve utançtır.  Bu Türkiye’nin nereye gittiğinin de göstergesidir.

Gençliğin önemli idollerinden bir sinemacı Zeki Demirkubuz. Yaptığı önemli filmleri ve sivri çıkışlarıyla ünlüdür. Gezi Parkına ilk tepkiyi koyanlardan.

Siyaseti imgesel olarak eleştirdi konuşmalarında. Ahlakı ve ahlaklı adamları öne çıkardı daha çok. Evet, sinema yönetmeni ve oyuncu Zeki Demirkubuz Trabzon Sanat Evi etkinliklerinin davetlisi olarak Trabzon’a geldi. Sinema üzerine çeşitli görüşler yorum ve eleştiriler yaptı.

“Sanatsal komplekslerimden kurtulduğumu düşünüyorum. Bir yönetmen kendini tanrı yerine koyarak keyfiyetlere göre insanlarla oynamamalı.

Ben her zaman sorumluluklarımı esas alan birisi olmayı tercih ettim.” diyen Demirkupuzla Trabzon Faroz balıkçı barınağında bir çay sohbetinde konuştuk bütün bunları.

 

Ve ahlaklı olmayı konuştuk tabi spor üzerinden, Şenol Güneş ve Ersun Yanal üzerinden…

Üstat genel olarak Trabzon’u nasıl buldunuz?

ZEKİ DEMİRKUPUZ: Trabzon bana yabancı değil. Ben Rize damadıyım. Sık sık gelirim buralara. Rize’den sıkıldıkça Trabzon’a gelirim. Ama bu Faroz’u çok sevdim. Olmaz böyle bir yer ya! Çok otantik, çok dingin bir dünya burası. Dünyada böyle keyif aldığım 2. yer oldu burası.

Öylesine bir sahil kahvesi ortamı hasıl oldu ki sohbetimiz soru cevap şeklinde devam ettiremedik. Etraftan sohbetimize karışmalar, katkılar oldukça ve kendisi konuşmak için daha çok spor üzerinden ahlaklı olmaya göndermede bulunmuş.

Şenol Güneş Benim Çocukluğumdur

Şenol Güneş benim çocukluğumdur biliyorsunuz ben Beşiktaşlıyım hem de bayağı bir Beşiktaşlıyım. Yetmişli yıllarda çikletler de futbolcu resimleri olurdu. Galatasaray Fener’li futbolcuların resimleri değil de, beni daha çok siyah beyazlı futbolcuların resimleri ilgilendirirdi. Açıkça itiraf etmeliyim ki Trabzonsporlu Sporculara da büyük ilgi duyardım. Mesela Ali Kemal’e, Turgay’a Necati’ye.  En son tabii ki Şenol Hocayı söyleyeceğim.

Anadolu’ya Şampiyonlukları Getirdi

Yetmişli yıllarda bu günkü gibi televizyon yada gazeteler yaygın değildi. Ancak radyodan ya da sinemalar da filmler başlamadan önce kısa görüntüler verirlerdi. Daha çok futbolcuları bu şekilde görebiliyorduk. O kuşak bütün Anadolu’ya Şenol Güneş’le birlikte namus dürüstlük kavramları üzerinden İstanbullun tersini yaptığı için Anadolu’ya şampiyonlukları getirdiği için benim ayrı bir sevgim, ayrı bir sempatim var.  Özellikle son on senedir Şenol Hocayı bir daha keşfettim. Benim için Türk futbolunda gerek Milli takım, gerekse kulüp bazında milatlardan bir tanesi. Birkaç tane milat vardır bunlardan bir tanesi Şenol Hocanın milli takımı Dünya üçüncüsü yapmasına rağmen emeğe hakaret edilircesine Şenol Hocanın gönderilmesidir. Ama Şenol Hoca bir şey daha gösterdi:

Türkiye’de Kapitalizmim Futbol Düzeni Başarıya Endeksli

Bu gibi durumlarda intikam planları yapar, o yapar, bu yapar ama namuslu insanlar, gururlu insanlar unutmazlar. Ancak ortalıkta kendilerini gururlarını ön plana çıkartarak çekti gitti. Bunu ancak Şenol Hoca gibi bir adam yapar. Türkiye’de kapitalizmim futbol düzeni başarıya endeksli oluşu bu hale getirdi. Şenol hoca birkaç kez Trabzonspor’un başına geldi. Bir çok başarıya imza attı ve her gidişi sessizce oldu… Bende Türkiye’de futbolu şöyle sorguluyorum artık bir çok kulübün başında teknik direktör var isim vermiyorum buların arasında Şenol Hocanın takım çalıştırmıyor olması çok acı verici bir olay ve utançtır.  Bu Türkiye’nin nereye gittiğinin de göstergesidir.

Beşiktaş’ın Başında Görmek İsteriz

[PAGE]

Bir sürü saçma sapan adamlar bu ülkede takım çalıştırıyor. Futbol adamlığı, futbol yorumculuğu onu bunu yaparken, Şenol Güneş kenarlarda köşelerde futboldan uzaklarda yaşıyorsa bu ülkede hayatımızın nasıl olduğu en somut göstergesidir.  Ülkenin durumunun ne olduğu futbol üzerinden ceza evlerinden sokağından da nasıl olduğu anlaşılır.

Trabzonluların ne kadar bundan haberi var bilmiyorum ama Beşiktaş’ın Çarşı Gurubunun yaptığı anketlere göre Beşiktaş’ın başında görmek istedikleri ilk teknik direktör Şenol Güneş Beşiktaş taraftarı bunu söylüyor.  En başta ben olmak üzere bunu gerçekleşmesinde o kadar guru duyarız.

Son zamanlarda Trabzon sinema dünyasından büyük ilgi var bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir yapımcı olarak sizinde ilginiz çekiyor mu?

ZEKİ DEMİRKUBUZ: Ben bir ülkeye bir şehre ya da bir kasaba bir mahalleye gittiğimde sinemacı gibi bakma durumum yoktur. Bu bir tüketmek gibi bir şey olduğunu düşünüyorum. İstanbul bitti şimdi neresi olabilir diye bakmak gibime geliyor. Karadeniz çok yeşil, deniz var, insanları çok komik… Burayı da bitirecekler.

Benim Eşim Rizeli

Hadi Doğu Anadolu’ya!  Bu bence var olan bir şeyleri bitirmektir. Bu bakış açısı benim dışımda olan bir şey. Ben en baştan beri tanıdığım yetmişlerde, seksenlerde tanıdığım Trabzonlu insanlar vardı.  Benim eşim Rizeli. Son bir senedir epey geldim. Canım sıkıldığı zaman tek başıma Trabzon’a gelip dolaşıyorum. Bana görüntüsü her yönüyle ilgi çekici gelmiştir. Bunu sinemacı olarak söylemiyorum.

Trabzon’u Sevmekten Başka Çaremiz Yok

İnsan olarak Anadolu’dan bir takım çıkıyor takır takır şampiyon oluyor ve bunu yapanlar Trabzon’un öz evlatları. Ben nasıl sevmeyeyim Trabzon’u, Trabzon halkını. Geçmiş yıllarda şartlar daha zordu, imkanlar ve olanaklar yoktu. Zor şartlarda başarıyı her yönüyle yakalayan Trabzon’u sevmekten başka çaremiz yok. Ben bunu açıkça ifade ediyorum. Biliyorum, bir çok sanatçı da seviyor fakat nedense açıkça ifade edemiyorlar. Ben iyi bir Beşiktaşlı olmama rağmen söylüyorum, dönüp dolaşıp konuyu futbola getiriyorum. Şenol Güneşin ve Ersun Yanal’ın ahı yüzünden Türk Milli Takımı son 10 yıldır yerlerde sürünüyor. Hakan Şükür yüzünden gönderilen Ersun Yanal Hocadan sonra Milli maç izlemiyorum. Olur ya da olmaz; ne zaman Şenol ve Ersun hocayı çağırırlar, özür dilerler, bu benim görüşüm belki o zaman tekrar izlemeye başlarım.

Şike sürecini nasıl görüyorsunuz?

ZEKİ DEMİRKUBUZ: Ben Trabzonlular memnun olsun diye söylemiyorum. İlkeli olan adamların sınırları vardır. Siyaset spora bulaştı. Trabzon Sporun dağılmasının sebebi budur diye düşünüyorum. Trabzonspor açık bir şekilde haksızlığa uğramıştır. Bu açık bir şey ama  şunu söylemek lazım, bu konu bu olacak, sürekli kurbanlar değişecek.

Genelkurmay Başkanı İçeride, Bu Adama Terörist Deniliyor

Bunun sorgulanması böyle olmalı. 1990′ların, 80′lerin, Cuntacıları 28 şubatçıları o dönem pek çok insana haksız yere saçma sapan şekilde tutuklandılar. Bir sürü acılar yaşadılar. O zamanki Genelkurmay Başkanı içeride, bu adama terörist deniliyor. Bu nasıl bir şey? İlkeler, prensip, ahlak bir toplumsal sözleşme üzerinden değil de dün Genelkurmay Başkanı bu gün terörist.

Bu gün başbakan, yarın idamlık. Bu gün haklı, yarın haksız. Futbolda bunun gibidir. Bu sadece Trabzonspor’la ilgili değil, Beşiktaş’ın elinden de şampiyonluklar alınmıştır. Bir İstanbul takımına bunları yapanlar düşününün ki Anadolu takımlarına neler yapmazlar… Futbol dünyadaki adalet duygusuna en çok muhtaç olan bir spor dalıdır. Bakın siyaset bile bu kadar muhtaç değil. Adamın çaldığı düdük bütün emeklerimizi alıyor. Çalıyor, ben transfer yapmışım, para harcamışım, bağırmışım, çağırmışım, polisle çatışmışım; bir düdük haksız yere… Bu kadar basit. Bu konu bilindiği gibi Trabzonsporluları daha çok yaraladı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yavuz aşık - 3 yıl önce
Sanatçı dediğin halkının derdiyle dertlenen, halkının arkasında değil yanında olandır. Sanatçılarn Trabzonspora olan ilgisi boşa değildir. Trabzonsporun ruhunda olan isyan ve devrim ruhundan ileri geldiğini düşünüyorum .