banner192

Trabzon'lu balıkçıların hamsi isyanı

Balık avı sezonunun sürdüğü şu günlere Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki balıkçılar hamsi avının istenilen şekilde gitmemesinin üzüntüsünü yaşıyor. Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, hamsinin yakında sadece resimlerde görülebile

Trabzon'lu balıkçıların hamsi isyanı

Balık avı sezonunun sürdüğü şu günlere Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki balıkçılar hamsi avının istenilen şekilde gitmemesinin üzüntüsünü yaşıyor. 

Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, hamsinin yakında sadece resimlerde görülebileceğini söyledi. “Bilimsel değil, tahmini olarak gözlemlerimize göre konuşuyoruz" diyen Mutlu "Hamsiyi palamut mu kaçırdı , yoksa yedi mi diyoruz. Başlarda kısa dönem olan o yaz hamsisi artık yok.
 
Daha sonra yeni hamsi sezonu başladı, palamut bitti. Birkaç gün önce 16-17 derece su sıcaklığı vardı. Bu su sıcaklığında hamsiyi beklemek biraz yanlış olur gibi düşünüyorum. 3-4 gündür havalar başladı esmeye, soğumaya. 
 
Arkadaşlar İnebolu tarafında. Orada devamlı olan bir hamsi var zaten. İncelemek lazım Bulgaristan, Yunanistan tarafından bir parça hamsi var o Marmara’ya mı giriyor bunlar hep bilimsel incelenmesi gereken şeyler. Biz tabi sadece uygulamada gördüğümüz şeyleri söylüyoruz.
 
2 gün önce arkadaşımla konuştum. İnegöl’de 50-100 tonluk hamsiler var o hamsilerin içerisinde parça parça 9 cm’yi dolduran ekonomik boyutta olan hamsiler var ama değer olarak baktığın zaman şuandaki hamsi ince hamsi ve yüzde 20’lik bir hamsi yok. Bana göre hamsi avı gecikti ama bu yıl ince hamsi olacak” şeklinde konuştu.
 
“GÖKTEN HAMSİ YAĞMIYOR”
 
Balıkların durumu hakkında önce bilim adamlarının konuşması gerektiğini savunan Mutlu, “Hamsi’nin ömrü belli öyle söylüyorlar. Ben inceleme yapmadım. 3-4 yıl diyorlar. Hamsi’yi avlama sistemimiz var. Gürcistan’dan ve Abazya’da avlıyoruz. Burada fabrikalar var. Maalesef kontrollü bir şekilde avlamamız lazım. Bizde her şey kontrollü ve ölçülü bir şekilde yapılıyor. Zaten denetimler var, her hangi bir sorun yok.
 
Gürcistan’ı düşündüğümüz zaman bizde 9 cm onlarda 7 cm. Gürcistan’da ince hamsi avlama olayı yok. Fakat Abazya’da 4 tane fabrika var.
 
Bu hamsi gökten yağmur gibi yağmıyor. Birilerinin biraz düşünmesi gerekiyor. Balıkçılar ve bilim adamları düşünecek en önemlisini ise devlet baba düşünecek. Sonuçta birileri bu teknelere denize çıkması için izin veriyor. Herkes kafasını öne eğip düşünmesi lazım” diye konuştu.
 
“BALIKÇILIK BAKANLIĞININ OLMASI GEREKİYOR”
 
Devletin bir balıkçılık politikasının olmamasının çok yanlış olduğunu belirten Mutlu, “Yeni Genel Müdürlüğümüz kuruldu, bu bizim için büyük bir aşamadır. İsterdik tabi Balıkçılık Bakanlığı olsun. Türkiye’nin 3 tarafı denizlerle çevrili tamam güzel ama neden bir Bakanlığımız yok. 1980’lerden sonra Su Genel Müdürlüğü vardı yine Su Genel Müdürlüğü kuruldu. Bu konularda geç kaldık.
 
Kesinlikle balıkçılık politikamız olması gerekiyor. Bir balıkçılık politikası olsaydı. Tabi bu hamsinin göç yolları belli, hamsinin gidiş yolu belli, hamsi Türkiye balıkçılığının yanılmıyorsam yüzde 70’lerini temsil ediyor. Karadeniz insanı için hamsinin çok önemi var.
 
Burada krizlerin hissedilmemesinin bir sebebi hamsi olabilir. Ben kooperatif başkanı olarak gözlenmeleri söylüyorum. Bu kafayla gidersek biz hamsiyi sanıyorum resimlerde görürüz. 30-40 çeşit balığımız vardı şimdi ise 5 tane balık çeşidimiz kaldı. Balık yağının Avrupa’da fiyatı belli, çok yüksek değerlerde. Bu değeri kaybetmemek için bir politika yapması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
Trabzon’un Moloz Mevkiinde balık satan Şenol Karaman ise hamsi fiyatları ile ilgili yaptığı açıklamada “Marmara hamsisi var. Yerli hamsi çok az çıkıyor. Satışlar şuanda durgun fiyatlar ise 4-5 lira arasında değişiyor. Yerli hamsi inşallah olur diyoruz ama şuana kadar yok. Havaların soğuması lazım. Kar suyunun denize inmesi lazım ki hamsi bol olsun” dedi. 
 
HAMSİ'NİN GÖÇÜ
 
Uzmanlar, hamsinin bütün tropik ve subtropik denizlerde yaşadığını belirterek “Hatta zaman zaman nehir deltalarında da görülebilir. Hamsi özellikle Karadeniz ve Azak Denizi'nde bol miktarda bulunan bir balık türüdür. Bu balığın Karadeniz'deki türleri, 'Engraulis encrasicolus ponticus ve Engraulis encrasicolus maeticus'tur. Bunlardan Engraulis encrasicolus ponticus, 'Karadeniz hamsisi' olarak bilinir.
 
Karadeniz hamsisinin boyu 18-20 cm'ye kadar büyüyebilir. Hamsi balıkları (Engraulidae) ailesi içinde 16 cins ve 139 tür bulunur. Yüksek av veren bu cinste yer alan hamsi türleri; Arjantin hamsisi, Avustralya hamsisi, Güney Afrika hamsisi, sularımızda da yaşayan Avrupa hamsisi, Gümüş hamsi, Japon hamsisi, Kaliforniya hamsisi, Peru hamsisidir.
 
Ülkemiz denizlerinde özellikle de Karadeniz'de önemli miktarlarda avlanan Avrupa Hamsisi dünyada en çok avlanan hamsi türlerindendir. Avrupa hamsisi diğer iki hamsi türüne göre daha değişik su özelliği olan denizlerde yaşar. Avrupa hamsisi; Kuzey Denizi, Kuzey Doğu Atlantik, Akdeniz, Ege, Marmara, Karadeniz ve Azak Denizi'nde yaşamaktadır.
 
Avrupa hamsisi, Karadeniz başta olmak üzere bulunduğu tüm denizlerde hem kıyı, hem de uzak mesafe (açık deniz) avcılığı yapan ülkeler tarafından avlanmaktadır. Karadeniz hamsisi kuzey-güney yönünde kışlama, beslenme ve üreme göçü yapar. Güney yönünde kışlamak ve kuzey yönünde de beslenme ve üreme göçünün hızı günde 10-20 mil'dir. Sürüler, genellikle Anadolu, Kafkasya ve Kırım sahillerinde kışlarlar ve sık sürüler oluştururlar.
 
Sürüler, Martta Türkiye kıyılarındaki kışlama alanından kuzeydeki beslenme ve üreme alanına göçe başlarlar. Nisan ortasından Ekime kadar tüm denize yayılmış olan hamsi özellikle Karadeniz'in kuzey kesiminde bulunur. Sıcaklık ve iklimsel değişmelere bağlı olarak genellikle Kasımda güney göçü başlar.
 
Güneye göçün başlama zamanları ile göçün şiddet ve miktarlarında yıldan yıla önemli farklılıklar söz konusudur. Hamsi kuzey-güney-kuzey göçünde ya kıyıyı izler ya da doğrudan denizi karşıdan karşıya geçer" bilgisini verdiler. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
adil türk - 4 yıl önce
Ülke olarak tam manasıyla bu konuda hakim durumda değiliz.Bakanlığın olmaması önemli bir eksiklik.Fakat bizde toplum olarak yasaklara tam manasıyle uyuyormuyuz.Bilinçlenmekte çok önemli.