banner192

Trabzon'da nükleer santral uyarısı

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Sinop nükleer santrali için sadece Kuzey Anadolu fayı değil, Karadeniz faylarının da sorgulanması gerektiğini bildirdi.Prof.

Trabzon'da nükleer santral uyarısı

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Sinop nükleer santrali için sadece Kuzey Anadolu fayı değil, Karadeniz faylarının da sorgulanması gerektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Bektaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ikinci nükleer santralinin Sinop'ta kurulmasının planlandığını anımsatarak, ''Bunun en önemli nedenlerinden biri deprem güvenliğidir. Fransa ve Almanya'daki nükleer santraller deprem riski taşımazken, Japonya ve Türkiye gibi deprem ülkeleri nükleer santrallerini güvenlik açısından sorgulamak zorundadır'' dedi.

[PAGE]

 

Bir reaktörün statik hesaplarının olası deprem senaryolarına göre hesaplanıp, planlandığını ifade eden Bektaş, ''Santral bu plana uygun olarak inşa edilirse deprem büyük bir risk taşımayabilir. Japonya'da öngörülemeyen büyüklükteki deprem ve tsunamiye bağlı hasar yanında tüm dünyayı ürküten nükleer tehlike, Sinop'ta yapılması planlanan nükleer santralin tekrar sorgulanmasına yol açmıştır'' diye konuştu.

Prof. Dr. Bektaş, Batı Karadeniz sahilinde Sinop'ta yapılması planlanan nükleer santralin, resmi Türkiye Deprem Hasar Haritasına göre, deprem açısından en güvenli bir yerde, Kuzey Anadolu fayından yaklaşık 150 kilometre uzaklıkta ve 4. derece deprem bölgesinde yer aldığını belirterek, şunları söyledi:

[PAGE]

 

''Oysa Sinop Karadeniz sahiline paralel uzanan Karadeniz fayına birkaç kilometre mesafededir. Karadeniz, bu ters fay boyunca tıpkı Japonya'da olduğu gibi Türkiye'nin altına doğru dalmaktadır. Ancak fay mekaniği benzer olsa da depremsellik derecesini gösteren fay hızları oldukça farklıdır. Japonya'daki fayın hızı yılda 83 milimetre iken Kuzey Anadolu fayının hızı yılda 24 milimetre, Karadeniz fayının hızı ise 1-2 milimetre kadardır.''

 

-''TÜRKİYE'NİN BİR DEPREM BÖLGESİ OLDUĞU UNUTULMAMALIDIR''-

 

Son 100 yıl içerisinde Karadeniz fayı üzerinde, İstanbul-Batum arasında 5 şiddetinden büyük 4 deprem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bektaş, şöyle devam etti:

''1968 yılında Sinop'un 150 kilometre kadar batısında Amasra-Bartın'da, Karadeniz fayı üzerinde oluşan 6.5 büyüklüğündeki bir deprem olmuştur. Daha önce 4. derece deprem bölgesi olarak gösterilen Bartın, bu depremin ardından 1. derece deprem bölgesine yükseltilmiştir. Bu günkü resmi Türkiye Deprem Hasar Haritasına göre, Kuzey Anadolu fayı üzerinde olabilecek 7.5-8 büyüklüğündeki bir deprem Sinop yöresinde 4-5 büyüklüğünde bir deprem etkisi oluşturabilir.

[PAGE]

 

Oysa Kuzey Anadolu fayı ve Karadeniz faylarını birlikte değerlendiren resmi özelliği olmayan bilimsel Türkiye olasılı deprem hasar haritalarına göre, Sinop dahil tüm Karadeniz sahili boyunca 50 yıl içerisinde olabilecek en büyük deprem yüzde 90 olasılıkla 6.5 büyüklüğündedir. Ancak yüzde 10 olasılıkla Karadeniz fayı üzerinde 6.5'den büyük bir deprem oluşabilir. Bu tür bir deprem yıkıcılıktan çok bölgede kütle hareketleri ve heyelanlara neden olabilir.''

Prof. Dr. Bektaş, Japonya depremiyle birlikte deprem sonrası tsunami hasarı ve nükleer felaketin bir kez daha doğal olaylarla ilgili mühendislik hesaplarında önemli bir yanılma payının olabileceğini, bu nedenle emniyet katsayılarının yüksek tutulması gerekliliğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''21. yüzyılda Türkiye her zamankinden daha fazla nükleer enerjiye ihtiyaç duyacaktır. Ancak Türkiye'nin bir deprem bölgesi olduğu da unutulmamalıdır. Japonya'da yaşanan nükleer felaketin boyutları dikkate alındığında deprem güvenliği açısından Kuzey Anadolu fayından uzakta planlanan Sinop nükleer santrali için sadece Kuzey Anadolu fayını değil, Karadeniz fayları da sorgulanmalıdır. Nükleer tehlikeden uzak güvenli bir yaşamın teminatı için bu şarttır.''


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.