banner192

Trabzon'da kümelenme çalışması

Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, Türkiye’deki KOBİ’lerin Çin tehdidi altında bulunduğunu belirterek “Çin canımıza okuyacak, işin gerçek yanı bu. Bütün sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’ler kümelenmelidir. Şu anda bir yığın

Trabzon'da kümelenme çalışması

Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, Türkiye’deki KOBİ’lerin Çin tehdidi altında bulunduğunu belirterek “Çin canımıza okuyacak, işin gerçek yanı bu. Bütün sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’ler kümelenmelidir. Şu anda bir yığın halindeler ve her türlü ekonomik krize ve rekabette kırılgandırlar. Çok çabuk işçi çıkarırlar. Üflesen o KOBİ buhar olur. Biz KOBİ’leri yığından kurtarmalıyız. Kümelenmeye dönüştürmeliyiz” dedi.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) üyelerine “KOBİ’lerde Kümelenme” konulu bir konferans verildi. Konferansın açılış konuşmasını yapan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M.Suat Hacısalihoğlu, Trabzon özelinde mobilyacılık, ayakkabıcılık, süt ürünleri, saç işleme ve gemi yapımı, fındık ve çay sektörlerinde kümelenme faaliyetleri ile üyelere somut katkı verilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Konferansı veren Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç ise kümelenmeyi “Gelecekte var olma projesi” olarak tanımladı. Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, kümelenmenin kaynakları yok etmeden geleceğe taşımayı sağladığını belirterek, “Gelecek nesillere, çocuklarımıza, torunlarımıza daha çok zenginleşeceği bir gelecek bırakmalıyız. Onlardan beddua yememek için kaynakları iyi kullanmalıyız. Denizi ve ırmakları kirli, tarımı, çayı, fındığı bitmiş bir ortamı torunlarımıza bırakmamalıyız. Kaynakları tüketmeden, güçlendirerek aktarmak gerekiyor. Kümelenme bunun için önemlidir. Biz kümelenmeden bunu anlıyoruz” diye konuştu.

“KOMŞUSU AÇ İKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR’ SÖZÜNÜ AVRUPA UYGULUYOR”

Her türlü problemin çözümünün “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” sözünde yer aldığını ifade eden Güvenç, Peygamber efendimizin bunu bin 400 yıl önce söylediğini hatırlatarak “Biz bunun nasıl farkına varamadık. Avrupa bunun farkına varmış ve biz ondan öğreniyoruz. 21. yüzyılda en çok açlık duyduğumuz bilgidir. Gerçek açlık bilgiye dayanan açlıktır. Tüm gençlerin, balıkçıların, çiftçilerin bilgiye ihtiyacı var. Bilgi açlığı olduğu için üretemiyoruz, planlayamıyoruz, verimlilik nedir bilmiyoruz. İki yakayı bir araya getiremiyoruz. Bilgiye tok olan üniversitelerdir. Bu bilgi aç ile tok olan kesimi bir araya getirecek kaynak ise KOSGEB, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı aracılığı ile devlettir. ‘Cehalet kötülüklerin anasıdır’ sözüne burada bir kez daha kulak verelim. Biliyorsunuz Trabzon çok yağış alır. Dere yatağı ve yamaçlara ev yapılırsa sel ve erozyonda can ve mal kaybımız olur. İşte bu nedenle bilgiyi doğru yerde kullanmalıyız. Cehaleti engellemeliyiz” şeklinde konuştu.

[PAGE]

Trabzon’daki KOBİ’lerin hiç birinin birbirinin rakibi olmadığına işaret eden Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç tek rakibin Çin olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Çin canımıza okuyacak, işin gerçek yanı bu!. Bütün sektörlerde faaliyet eden KOBİ’ler kümelenmelidir. Şu anda bir yığın halindeler. Ve her türlü ekonomik krize ve rekabette kırılgandırlar. Çok çabuk işçi çıkarırlar. Üflesen o KOBİ buhar olur. Biz KOBİ’leri yığından kurtarmalıyız. Kümelenmeye dönüştürmeliyiz. Yoksa ülkenin birçok yerinde olduğu gibi Trabzon’dan da göç devam eder. Önümüzdeki 5-10 yıl daha bu yanlış devam eder sektörlerde kümelenmeyi başaramaz isek gelecek nesillerimizde buradan göç etmeye devam edecektir. Ekmek neredeyse oraya gider ve Anadolu’da pek çok il aynı durumda. Kümelenme göçleri de önler. Adıyaman, Batman, Siirt kalkınsa kimse buralardan göç etmez. Büyük kentlerde yük oluşturmaz.”

Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, 500 büyük markanın bütün dünyayı Pazar olarak kullandığını belirterek Türkiye’nin bu sıralamada bir markası bulunmadığını söyledi. Çin mallarının ülkeyi istilaedeceği uyarısında bulunarak kurtuluşun sektörlerde kümelenme ile sağlanabileceğini vurgulayan Güvenç, kümelenmenin üç saçağı şeklinde ana aktörleri bulunduğunu, bunların şirketler, ilgili bakanlık ve üniversite olduğunu, genişletilmiş aktörlerde, ticaret ve sanayi odaları, belediyeler, valilikler gibi kurumların da yer aldığını belirtti.

“AVRUPA’DA KÜMELENME 50 YIL ÖNCE BAŞLADI”

Avrupa’nın kümelenmeyi 50 yıl önce başlattığını aktaran Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, Türkiye’de KOBİ’lerin kıvrandığını, üniversitelerin ise seyrettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin 81 ilinde her sektörde sağlıklı kümelenmenin oluşturulması gerektiğini belirten Güvenç, sağlıklı kümelenme ile öncelikle teknolojik üretimlere ardından da nano teknolojiye geçilmesi gerektiğini savundu. Türkiye’nin sadece ithal eden bir ülke durumunda olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güvenç, “Cep telefonu, bilgisayar, ince ekran televizyon, elektronik eşyaların tümü, makyaj malzemelerinin tümü ve benzeri birçok sektörü kaçırdık. Bugün üretileni ithal eder durumdayız. Bir tüketim ekonomisi olduk. Yarını kurtarmamız gerekiyor. 25-30 yıl içinde bize teknoloji tufanı gelecek. Sıfır yerli katkı ve rekabet edemeyeceğimiz bir alan. Bu teknoloji tufanına karşı ekonomimizin tek kurtuluşu kümelenmededir” ifadelerini kullandı.

Yerel yönetimlerin kesinlikle üretimini sağladığımız ürünlerin ithalini almaması gerektiği uyarısında bulunan Çankaya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç 2006 yılında nano teknoloji katkılı ürün pazarının 60 milyar dolar seviyelerinde bulunduğunu hatırlattı. Günümüzde bu pazarın katlandığını ifade eden Güvenç, konuşmasında “Bu konferans öncesi bilgimi tazeledim. 13 Mayıs 2012 tarihi itibarıyla sadece Almanya’da nano teknoloji kullanan kuruluş sayısı 1895’tir. Türkiye’yi de bu geleceğe hazırlamalıyız” sözlerine yer verdi.

TÜRKİYE’DEKİ İLK KÜMELENME PROJESİ

Türkiye’de ilk kümelenme projesinin 2006-2008 yılları arasında uzun uğraşılar sonucunda Ankara OSTİM ile Çankaya Üniversitesi arasında başlatıldığını, bugün oldukça verimlilik sağlandığını aktaran Rektör Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz hafta içinde bize Kastamonu’dan gelen talep büyükbaş havyan üreticilerinin kümelenmesi oldu. Bu ilimizde bütün Türkiye’nin büyükbaş hayvan ihtiyacı karşılanabileceği gibi ihracat da sağlanabilecek bir potansiyel var. Fakat bugün oradaki üretici perişan durumdadır. İşte bu perişanlıkla mücadele etmek, oradaki insanların refahlarını artırmak için kümelenmeye geçmek gerekiyor. Her sektörde kümelenme olur. Ancak iyi bir etüt yapılması, ana bir hedefin belirlenmesi gerekir. Bir sektörü ele alıp nasıl o alanda kümelenme yapabileceğimiz gibi bir saha tecrübemiz var. Sektör odaklı çalışmayı biliyoruz.”

Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç, Trabzon’da kümelenme yapılacak sektörler bulunduğunu ancak en yüksek katkıyı topluma sağlayacak alanda bir pilot uygulama yapılarak diğer sektörlere de onun üzerinden sağlanan deneyim ile gidilmesi gerektiğini kaydetti. Trabzon’da yüzde 80 tarımla uğraşan ve geçim sağlayan bir yapı olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“200 bin insanın tarım sektöründe geçim sağladığını görüyoruz. Bunun için tarımda yapılacak yüzde 1’lik iyileşme çok önemlidir. Bu bölgenin kalkınması ve sosyal alanda büyük gelişmeye karşılık gelir. Tarımı geliştirmek için kümelenme sihirli anahtarı kullanılmalıdır. Bunun için üniversite sahaya inmelidir. Köylü ürününü geliştiremez. Üründen katma değer yaratamaz. O bilgiye sahip değildir.bilgiye sahip olan üniversiteyi kümelenme ile sahaya indireceksiniz. Burada 40 bin öğrencisi bulunan çok gelişmiş bir Karadeniz Teknik Üniversitesi var.”

“KOBİ’lerde Kümelenme” konulu konferansın ardından TTSO Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı Coşkun Kahraman, Çankaya Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç’e odanın plaketini takdim etti. Katılımcı KOBİ’ler ve oda yöneticileri ile uzmanları ile günün anısına fotoğraf çekildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.