banner192

Trabzon'da 10 yıldır bu anı bekledi!

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde yaşayan, aşırı kiloları nedeniyle 10 yıldır yürüyemeyen, evinin önüne yol gelmediği için yıllarca hastaneye götürülemeyen Ayşe Aydın, Trabzon Valisi Recep Kızılcık'ın girişimleriyle kısa süre önce kaldırıldığı hastanede uygul

Trabzon'da 10 yıldır bu anı bekledi!

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde yaşayan, aşırı kiloları nedeniyle 10 yıldır yürüyemeyen, evinin önüne yol gelmediği için yıllarca hastaneye götürülemeyen Ayşe Aydın, Trabzon Valisi Recep Kızılcık'ın girişimleriyle kısa süre önce kaldırıldığı hastanede uygulanan tedavi sonucu yürümeye başladı.

 

Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ekrem Algün, yaklaşık bir aydır hastanelerinde tedavi gören Ayşe Aydın'n sağlık durumuna ilişkin  yaptığı açıklamada, Aydın'ın hastaneye getirildiğinde yapılan ölçümlerde yaklaşık 180 kilo civarında olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Obezite hastalarında kalp ve böbrek yetmezliği sorunları oluştuğuna, vücudun su tuttuğuna işaret eden Algün, ''Bu tür hastalarda tedavi yapılmadığı zaman vücut su tutar. Ayşe Aydın da hastaneye geldiği zaman belki 200 belkide 210 kiloydu ama bunlar hastanın gerçek kilosu değil. Yani obez hastalar 10 günde 15-20 kilo verebilir ama aslında hastanın verdiği, vücudundaki ödemin atılmasıdır'' dedi.

Aydın'ın yıllarca yürüyemediğine, evinden çıkamadığı için de tartılamadığına dikkati çeken Algün ''Hastamızın kilosu yıllar önce kaleme alınan bir resmi yazıda 330 kilo olarak belirtilmiş, ancak bize geldiğinde bu ağırlıkta değildi, söz konusu ağırlık belki tahmini kilosu olarak kaleme alınmış olabilir'' şeklinde konuştu.

    

YILLAR SONRA YÜRÜMEYE BAŞLADI

Aydın'ın durumunun hastaneye geldiği güne göre çok daha iyi olduğunu ifade eden Algün, ''Yere basmaya ve odasının içinde 3-5 metrelik mesafede dolaşmaya başladı, bunu yıllarca yapamamıştı. Bu tür hastalarda en büyük sorunlardan biri hareketsizliğe bağlı kas sorunudur. Bu sorunu uyguladığımız tedaviyle aşmaya, kaslarını güçlendirmeye çalıştık. Henüz pek kilo veremese de hastanın yürümeye başlaması bizim için çok ciddi bir aşamadır. Hastayı kendi işlerini yapmaya başladıktan sonra taburcu edip tedavisine evinde devam edeceğiz'' dedi.

Obezite hastalığında kilo verme konusunda mucize beklememek gerektiğini ifade eden Algün, ''Bu hastanın 70 ya da 80 kiloya düşmesi beklenemez, 150 kiloya düşmesi, yürümeye başlaması büyük bir başarıdır'' ifadelerini kullandı.

[PAGE]

 

     

''OBEZ HASTALAR DİNAMİT GİBİ TEHLİKELİ HASTALARDIR''

Prof. Dr. Algün, obezite hastalığına da değinerek, şunları kaydetti:

''Obez hastalar dinamit gibi tehlikeli hastalardır. Bu tür bazı hastalar zayıflama kampında ya da zayıflama ameliyatından sonra vefat edebiliyorlar. Bu hastalarda temel sorun kalpte birtakım problemler veya damarsal sorunlar oluşmasıdır. Dolayısıyla bu hastaların çok dikkatli tedavi edilmesi gerekir. Vefat olaylarının sebebi de yanlış ameliyat değil, bu hastalığın doğasısındandır. Şişmanlığa bağlı genişleyen damarlarda oluşan pıhtılar kopup akciğere gittiğinde hasta aniden kaybedilebiliyor. En çok korktuğumuz durum bu. Ayşe Aydın'da bu riski önleyici tedavi uyguluyoruz.

İnsanların zannettiğinin tersine şişmanlık tedavisinde bir mucize yok. Bu tür hastaların tedavisinde çok ince eleyip sık dokuyarak gitmek gerekir''

    

YÜRÜMESİ İÇİN ÖZEL CİHAZ YAPTIRILDI

Hastanenin klinik şef yardımcısı ve Aydın'ın doktoru Uzman Dr. İnan Anaforoğlu da Aydın'ın hastaneye geldiğinde hipertansiyon hastası olduğunu, idrar yolu enfeksiyonu bulunduğunu, sorunların tedaviyle giderildiğini söyledi.

Aydın'ın yıllar sonra yürümeye başladığını, kendisi için yaptırdıkları özel bir cihaz sayesinde kendi ihtiyaçlarını da karşılayacak hale geldiğini anlatan Anaforoğlu, ''Aydın'ı taburcu ettikten sonra da ömür boyu takip edeceğiz. Henüz 1 kilo verdi, ancak önceden hareket edemediği için bundan sonra daha fazla kilo vermesini bekliyoruz. Bizim hedefimiz hastaya çok ciddi kilolar verdirmenin yanında daha fazla kilo almasını engellemek. Verdirdiğimiz kilolar onun eklemlerine, kalbine ve vücuduna binen yükü azaltacağı için hayat kalitesi artacaktır''

Obezite hastalığının tüm dünyanın sorunu olduğuna, bu tür hastalıkların tedavisinde önce hastalığının kaynağının tespit edilmesi gerektiğine ve vücudun genetik yapısı dolayısıyla kendini korumaya programlandığına işaret eden Anaforoğlu, ''Uzun süre aç kaldıktan sonra yiyecek almaya başladığınız andan itibaren vücut onu depolamaya başlar, dolayısıyla kısa süreli şok diyet yapan kişilerin diyeti bırakır bırakmaz kilo almalarının nedeni budur. Sağlıklı bir diyet yapmadıkları için verdikleri kiloyu kısa sürede geri alırlar. O nedenle dengeli diyet yapmak ve uzun vadeli hedefler koymak lazım. Kısa süreli kilo kayıplarını önermiyoruz'' dedi.

Ayşe Aydın ise yıllar sonra yürüdüğü için kendini iyi hissettiğini ve ilk yürüyüşünde zorlanmadığını anlatarak ''Mutluyum, 10 sene sonra ilk defA yürümeye başladım. Birkaç adım atıyorum, şükürler olsun. Doktorlarımızından, hemşirelimizden Allah razı olsun'' dedi.

[PAGE]

 

    

AYDIN AİLESİNİN, YOL ÇİLESİ

Ayşe Aydın'ın oğlu Münir Aydın da annesini evlerinin önüne yol gelmemesi yüzünden yıllarca hastaneye götüremediklerini söyledi.

Annesinin hastaneye kaldırılması sonrası bazı görevlilerinin evlerinin bulunduğu alana gelerek inceleme yaptığını ve 2 metre genişliğinde beton bir yol yapmaya karar verdiklerini ifade eden Aydın, ''Yolumuz halen yapılmadı. Annem hastaneden çıktıktan sonra kiloları yüzünden eve götürülmesi ya da rahatsızlandığında yeniden hastaneye getirilmesi sorun olacak. Yetkililerden bir an önce yolumuzu yapmalarını istiyoruz'' dedi.

Trabzon'un Akçaabat ilçesi Uçarsu köyünde yaşayan, evinin önüne yol gelmemesi, yürüyememesi ve kilo ile diğer sağlık sorunları nedeniyle 5 yıldır bir sağlık kuruluşuna götürülemeyen Ayşe Aydın, durumunun basında yer alması üzerine Trabzon Valisi Recep Kızılcık'ın talimatıyla 3 Şubat 2011'de hastaneye kaldırılmıştı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.