banner192

Rizeliler şehri çitle çeviriyor!

Rize'nin Pazar ilçesinde oturan bir şahıs, ilçedeki birçok kamu arazisinin kendilerine ait olduğunu iddia ederek şehri çit ile çevirmeye başladı. İsmail Serdaroğlu, şehir merkezinde daha önce 50. Yıl İlkokulu'nun da içinde bulunduğu yaklaşık 3 dönümlük ar

Rizeliler şehri çitle çeviriyor!

Rize'nin Pazar ilçesinde oturan bir şahıs, ilçedeki birçok kamu arazisinin kendilerine ait olduğunu iddia ederek şehri çit ile çevirmeye başladı.

İsmail Serdaroğlu, şehir merkezinde daha önce 50. Yıl İlkokulu'nun da içinde bulunduğu yaklaşık 3 dönümlük arazinin atalarından kendilerine miras kaldığını ve tapusunun kendilerinde olduğunu öne sürerek çit ile çevirdi.

Pazar şehir merkezindeki tapulu arazilerinin devlet tarafından haksız şekilde kamulaştırıldığını ve bunun karşılığında hak sahibi oldukları arazilerden kendilerine hiçbir ödeme yapılmadığını iddia eden İsmail Serdaroğlu, şöyle konuştu: "2004 yılından beri mahkemelerde hukuki mücadele veriyoruz. Ancak, bir sonuca varamadık. Bu araziler dedemizden kalma. 1926 senesinde aldığımız tapumuz 1926, 1929 ve 1931 senesinde toplam 3 kez tazelenerek yediemin olarak tapu dairesi ve mal müdürlüğüne kira mukabilinde teslim edilmiştir. Ancak, bu araziler zaman içerisinde tapu dairesi ve mal müdürlüğü tarafından gereğince korunamamış, yediemindeki arazilerimiz kamulaştırılıp satılmıştır."

Serdaroğlu, 15-16 parsel arazilerinin 2-3 parselinin köyde diğerlerinin şehir merkezinin değişik yerlerinde bulunduğunu söyledi. Bu arazilerin birçoğunda resmi daireler olduğunu anlatan

Serdaroğlu, "Resmi daire kurmak için dedelerimizin arazilerini kamulaştırdılar, bina yaptılar. Bir şeyi kamulaştırırken bunun bedeli ödenir. Habersiz ve bedelsiz şekilde kamulaştırmalar yapılmış" dedi.

Özel İdare'nin kullandığı birçok arazinin kendilerine ait olduğunu iddia eden Serdaroğlu, mahkemenin istediği belgeleri mal müdürlüğü ve tapu dairesinin, 1954 yılındaki sel baskınında kaybolduğu gerekçesiyle çıkaramadığını ve hukuki olarak da sonuç alamadıklarını söyledi. Serdaroğlu, konuyla ilgili sözlerine şöyle devam etti: "Tapu dairesi ve mal müdürlüğüne yazılmış olan yazılarda 1954 senesinde sel baskını olduğu ve evrakların tahrip olduğu, imha olduğu cevabı verildi. Mahkeme delil toplayamadı. Benim elimdeki belgelerin karşılığını bulup mahkemeye sunamadılar. Bu nedenle yargıdan da bir sonuç alamadık"

VALİ AKIL VERDİ, ŞEHRİ ÇİT İLE ÇEVİRDİLER!

Dört yıl önce Rize Valisine gidip durumu anlattıklarını söyleyen Serdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Vali bey Pazar'dan yetkili kişileri çağırıp durumu sordu. Onlar da 'böyle bir şey var ancak zaman aşımına uğradı' dediler. Biz de dedelerimizin bu arazileri yediemine teslim ettiğini belgelerimizle izah ettik. Sayın valimize, sonuca bir türlü varamadığımızı anlatınca Vali Bey, 'siz bu araziyi çevirin. Biz size dava açarız. Konu mahkemede sonuçlanır. Araziler sizinse alırsınız, değilse cezasını çeker,

bedelini ödersiniz' dedi. 4 yıl önce bize Vali Bey böyle söyledi. Ancak, biz bugüne kadar bekledik belki sorun çözülür diye. Konu aydınlanmayınca geçen ay Pazar İlçe Kaymakamlığı'na bir dilekçe ile başvurup, atalarımıza ait bu araziyi çevireceğimizi bildirdik. Herhangi bir cevap verilmedi. Biz de 30 Temmuz'da demir direkleri dikerek araziyi çitle çevirdik. Şimdi hakkımızda suç duyurusunda bulunulduğunu duyduk."

BAŞBAKAN'DAN MÜFETTİŞ İSTEDİ

1954 yılına kadar vergisini yatırdıkları arazilerini geri istediklerini söyleyen İsmail Serdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da seslenerek, konunun aydınlatılması için müfettiş talebinde bulundu. Elinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından 1931 tarihinde verilmiş tapusu olduğunu, arazilerin vergisini ödediklerine dair makbuzları bulunduğunu anlatan Serdaroğlu, şöyle konuştu: "Başbakanımız dedemizden kalma mal varlıklarının incelenmesi için bir müfettiş göndersin. Biz yedi yıldır uğraşıyoruz ve bir sonuca varamadık. Sayın Başbakanımızdan özel olarak müfettiş istiyoruz."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.