banner192

'Milliyetçiliği her daim yüceltiyoruz'

 Şubat ayı içinde çok önemli faaliyetler gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek, ülkeye ve millete daha aydınlık bir gelecek inşa etmek için yoğun gayret sarf ettiklerini belirterek, farklı illeri ziyaret e

'Milliyetçiliği her daim yüceltiyoruz'

 

Şubat ayı içinde çok önemli faaliyetler gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek, ülkeye ve millete daha aydınlık bir gelecek inşa etmek için yoğun gayret sarf ettiklerini belirterek, farklı illeri ziyaret ettiklerini, toplu açılış merasimleri düzenlediklerini anlattı. Erdoğan, Türkiye'yi daha da kalkındıracak, daha bayındır hale getirecek yüzlerce eseri ve tesisi resmi olarak hizmete açtıklarını hatırlatarak şöyle devam etti: 
 
"İstanbul'da, Sağlık Bakanlığı tarafından farklı illere kazandırılan 486 ambulansın hizmete alınış törenini yaptık. Türkiye'de 2002'de 617 olan 112 kapsamında çalışan ambulans sayısının bugün 2 bin 928. Normal ambulanslara ek olarak, 224 palet takılabilen ambulans, 20 tane de önünde kar bıçağı bulunan ambulans bulunuyor. 4 deniz ambulansının sahil ve adalarda hizmet veriyor. 2008'den itibaren 17 helikopter ambulans, 2010'dan itibaren ise 4 ambulans uçağı devreye aldık. Yani artık ihtiyaç sahibi hastaya ulaşma noktasında hiçbir engel tanımıyoruz. Kar yolları kapattıysa paletli ambulanslarla yollardayız. Çamur yolu kapattıysa 4 çarpı 4 ambulanslarla yollardayız. Yol yoksa helikopterlerimizle uçaklarımızla deniz araçlarımızla vatandaşımızın kapısındayız. Vatandaşımıza ulaşmak, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmak, hastalarımızı en acil şekilde hastanelere ulaştırma konusunda hiçbir engel tanımıyor, hiçbir bahaneye prim vermiyoruz. Aziz milletimiz, 76 milyonuyla her nerede olursa olsun, en iyi, en kaliteli, en hızlı sağlık hizmetini fazlasıyla
 
hakkediyor, biz de bunu vatandaşımıza ulaştırmak için canla başla çalışıyoruz."
 
"ÇOCUKLARIMIZA DAHA YAŞANABİLİR ŞEHİRLER EMANET EDECEĞİZ"
 
Şubat ayı içinde toplam yatırım bedeli 123 milyon lira olan tam 41 tesisi ve hizmeti Kayseri'ye kazandırdıklarını, Erciyes Dağı'nı turizm alanında çok ileri bir yere taşıyacak tesislerin açılışının yanı sıra 12 ayrı yol yapım çalışmasını başlattıklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 
 
"Mardin Merkez ile Midyat ve Kızıltepe ilçelerinde de toplu açılış törenleri gerçekleştirdik. 23 Şubat'ta, İstanbul'da, hem İstanbul hem de Türkiye için hayati önemi haiz hizmetlerin açılış törenlerini yaptık. Petrol arama faaliyetlerinde çok önemli bir boşluğu dolduracak, son derece modern cihazlarla donatılmış Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Arama Gemi'sini törenle hizmete açtık. Barbaros Hayreddin Paşa gemisi sayesinde, inşallah bundan sonra denizlerimizdeki petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerimizi kendi gemimizle yürüteceğiz. Barbaros Hayreddin Paşa gemimiz, ilk olarak Batı Karadeniz'de arama faaliyetleri yürütecek. Gemimiz, buradaki çalışmaların ardından, Gazimagosa Körfezi'ne gidecek ve orada arama faaliyetleri gerçekleştirecek. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı bünyesinde hizmet verecek bu gemiyle, derin denizlerimizdeki potansiyelimizi artık daha iyi değerlendirebileceğimize inanıyorum. 130 milyon dolarlık bir bedelle ülkemize kazandırdığımız bu geminin, enerji konusundaki hedeflerimize ulaşmamıza çok önemli katkı sağlayacağını ümit ediyorum. Aynı gün düzenlenen törenle İstanbul'da, kentsel dönüşüm kapsamında, 14 bin 663 konut ile 3 bin 65 iş yerinin yıkımını gerçekleştirdik. Vatandaşlarımızı çok daha sağlıklı, çok daha sağlam, güvenli ve modern konutlara kavuşturmak için, önce yıkmaya, yerine daha iyisini yapmaya devam ediyoruz ki ben bu yıkımlara hayırlı yıkım diyorum. İnşallah, hem İstanbul'da hem tüm Türkiye'de artık bu dönüşümü, bu değişimi sağlayacak, çocuklarımıza daha yaşanabilir şehirler emanet edeceğiz. Bunu da kimseyi mağdur etmeden, kimseyi zarara, ziyana uğratmadan gerçekleştireceğiz ve gerçekleştiriyoruz. Çünkü biz hayat karartma değil, tam aksine hayat kurtarmanın mücadelesini veriyoruz. İnşallah, milletimizin sağduyusuyla milletimizin desteğiyle bu işin altından da alnımızın akıyla çıkacağız. Deprem Odaklı Kentsel Dönüşümü tamamlanan Zeytinburnu Sümer Mahallesi'nde 1'inci etap 451 konutu hak sahiplerine teslim ettik. Esenler Turgut Reis Mahallesi'nde dönüşümü tamamlanan 280 konutun da anahtarlarını sahiplerine verdik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Kentsel Dönüşüm çalışmaları kapsamında toplamda 731 aileyi resmi olarak evlerine kavuşturduk." 
 
"IMF'YE BORCUMUZ KALMIYOR VE BORCUMUZU SIFIRLIYORUZ"
 
Şubat ayında, yabancı devlet adamlarıyla temaslarının yoğun geçtiğini, dış politikada önemli mesafelerin alındığını söyleyen Başbakan Erdoğan, Kuveyt Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Sabah Halid, Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani, Gürcistan Başbakanı İvanişvili'yi, Yunanistan Dışişleri Bakanı Avramopulos, Hamas Lideri Meşşal, Arnavutluk Meclis Başkanı
 
Topalli, Azerbaycan Savunma Bakanı Abiyev, Libya Başbakanı Zeydan ve Almanya Federal Şansölyesi Merkel'i Türkiye'de ağırladıklarını belirterek şunları kaydetti: 
 
"Bu görüşmelerde ticari, ekonomik, askeri, siyasi, kültürel tüm ikili ilişkilerin ele alındığını, bu yönde bölgesel değerlendirmeler yapıldı. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok ülkeye yapılan ziyaretler çerçevesinde, karşılıklı menfaatler doğrultusunda çeşitli anlaşmalar da imzalandı. Şubat ayında Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya'da resmi temaslarda bulunduk. Birleşik Arap Emirliği'ni oluşturan 7 emirlikten biri olan Eş-Şarika Emirliği'ne bir ziyaret gerçekleştirdik. "Sizlerin de çok iyi hatırlayacağı gibi, 2001 ekonomik krizinin ardından Türkiye, Uluslararası Para Fonu'yla kapsamlı bir borçlanma sürecini başlatmıştı. Türkiye'ye gelen IMF heyetleri gündemi haftalarca işgal ediyor, yapılan incelemeler, müzakereler, alınan kararlar, ekonomide sert dalgalanmalara yol açıyordu. Biz, Hükümeti devraldığımızda, Türkiye bir stand-by anlaşması imzalamış durumdaydı, IMF'ye 23,5 milyar dolar borcu vardı. 10 yıl içinde, devraldığımız tüm borçları, devraldığımız tüm ağır faturaları ödediğimiz gibi, Uluslararası Para Fonu'na olan borcumuzu da günü gününe ödedik. 14 Şubat'ta, Uluslararası Para Fonu'na yaptığımız yeni bir dilim ödemeyle, borcumuzu 400 milyon dolara kadar düşürdük. İnşallah, Mayıs ayında yapacağımız son dilim ödemeyle artık IMF'ye borcumuz kalmıyor ve borcumuzu sıfırlıyoruz. 23,5 milyar dolar olarak aldığımız borç, o gün bitiyor ve böylece Mayıs ayında IMF'ye olan borcumuzu kapatıyoruz. IMF'ye borçlu bir ülke iken, şu anda IMF'ye borç veren bir ülke konumuna yükselme aşamasındayız. Müzakereler netleştiğinde, IMF'ye 5 milyar dolar borç verecek, böylece tarihi bir adımı da atmış olacağız. Bu güzel gelişmenin de ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum."
 
"BİR ARADA HAYATA TUTUNDUK"
 
"Millete hizmet yolunda olmayı en temel şiar edindik" diyen Başbakan Erdoğan, "Bütün enerjimizi, bütün birikimimizi, bütün vaktimizi millete hizmet yolunda harcamaya vakfetmiş bir hükümetiz. Her fırsatta ifade ediyorum, bizim için millete hizmet, Hakk'a hizmettir" diyerek şöyle deavm etti: 
 
Görevi devraldığımız 2002 sonundan itibaren bu anlayışla çalıştık. Millete hizmet kervanı olarak gördüğümüz kadrolarımızla, millete hizmet yolunda koşturuyoruz. Bu yolda büyük çaba sarf ettik. Şunu tüm samimiyetimle belirtmek isterim ki millete hizmet yolunda harcadığımız her saat, hatta her saniye bizim için bir iftihar vesilesidir. Başka hiçbir şeyle mukayese edilemeyecek eşsiz bir memnuniyet kaynağıdır. Gerek bizzat benim gerek yol arkadaşlarımın, siyasi tarihimiz boyunca en çok kullandığımız, en çok telaffuz ettiğimiz, en fazla vurgu yaptığımız kavram, altını çizerek ifade ediyorum, millet kavramıdır. Hangi konuşmamıza, hangi hitabımıza, hangi yazımıza bakarsanız bakınız, millet kavramının en az bir kere geçtiğini görürsünüz. Bizim Hükümetme anlayışımızın merkezinde millet vardır. Bizim hizmet anlayışımızın odağında millet vardır. Biz, milletin yetkisini alarak, bu sorumluluğu üstlenmiş, milletle bu yola çıkmış, milletle yürüyen bir iktidarız. Yolumuz milletin yolu, dilimiz de milletin dilidir. Ancak burada bir ayrımı mutlaka ortaya koymak durumundayız. Bu ülkede, bu topraklar üzerinde, kadim tarihimiz boyunca, 'Millet' mefhumu, asla ve asla bir ırkı, bir kavmi, bir kabileyi, bir etnik kökeni tanımlamak için kullanılmamıştır. 1071 yılında, Anadolu'nun kapılarını açan Malazgirt Zaferi'ni kazanan kahraman ordumuz, tek bir etnik kökenden değil, birçok farklı etnik kökene sahip askerlerden oluşuyordu. Biz, Malazgirt kapısından Anadolu'ya akmaya başladığımızda, bu topraklar üzerinde yaşayan birçok etnik grup bulunuyordu. İşte bu büyük tecrübeyle, yaklaşık bin yıl boyunca, biz bu topraklar üzerinde, farklılıkları zenginlik olarak gören, hoşgörüyü temel alan bir yaklaşımla bir arada yaşadık. Bir arada hayata tutunduk. Esasen, biz, bu topraklar üzerinde, güzel ülkemizde, son derece anlamlı, son derece kapsayıcı ve kucaklayıcı bir millet tanımını, adeta kanımızla, adeta canımızla inşa ettik. Millet, bizim için, tarihi bir, istikbali bir, toprağı, bayrağı bir insanlar topluluğudur. Tüm etnik kökenler, tüm ırklar, kavimler, kabileler, millet kavramının altındadır. Bizim için millet, şehitlerimizin mezar taşlarıdır. Bizim millet tarifimizi, şehitlerimizin mezar taşları yazmış, şehitlerimizin aziz kanları yapmıştır. Çanakkale Şehitliği'ne gidin, Sarıkamış Şehitliği'ne gidin, Sakarya, Dumlupınar Şehitliği'ne gidin, mezar taşlarını okuyun, orada bizim millet tarifimizi göreceksiniz. Sadece Türkiye sınırları içinde değil Myanmar'a gidin, Kudüs'e gidin, Kosova'ya, Bosna'ya, Zigetvar'a, Bakü'ye, hatta Japonya'ya, hatta Avustralya'ya gidin, orada şehitliklerimizi bulacak, orada bizim millet tarifimizi bulacaksınız."
 
"MİLLİYETÇİLİĞİ HER DAİM YÜCELTİYORUZ"
 
Başbakan Erdoğan, Türkiye'de ırkçılığın kendine asla yer bulamadığını belirterek, Anadolu'da, Trakya'da, ırkıyla, kavmiyle, kabilesiyle ve soyuyla övünenlerin, tarihin hiçbir döneminde hoş karşılanmadığını bildirdi. "Bu topraklar, 'Gel... Her ne olursan ol, yine gel' diyen Mevlana'nın, 'İncinsen de incitme' diyen Hacı Bektaş'ın, 'Yaratılanı severim, Yaradan'dan ötürü' diyen Yunus Emre'nin hamurunu yoğurduğu topraklardır" diyen Başbakan Erdoğan, millet ve milliyet tariflerinin, şehitlerin al kanlarıyla yazdığı bir tarif olduğu kadar milletin de üzerinde ittifak ettiği bir tarif olduğunu dile getirdi. Her zaman milletin diliyle konuştuklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini
 
şöyle sürdürdü:
 
"Bizim millet ve milliyet tarifimiz, 76 milyonu bir gören, beraber gören, birbirine kardeş gören bir tariftir. Bu hususta, bu tarifte, bizim ile
 
milletimiz arasında hiçbir anlaşmazlık asla söz konusu olamaz. Biz, ırkçılık anlamındaki milliyetçiliğe karşıyız. Biz, kavimcilik, kabilecilik anlamındaki ırkçılığa karşıyız. Biz, bir etnik kökeni diğerlerinden üstün gören, yani kibir, yani böbürlenme içeren, yani şeytanın izinden giden bir milliyetçilik anlayışına karşıyız. Bizim milliyetçilik anlayışımız kafatasçılık asla değildir. Yaşadığımız topraklar üzerinde, bütün tarihimiz boyunca, ırkçı, kafatasçı milliyetçilik anlayışı ayaklar altına alınmış, birlik, beraberlik, kardeşlik anlamındaki milliyetçilik ise hep el üstünde tutulmuştur. Tıpkı ecdadımız gibi, tıpkı tarihimiz gibi, tıpkı sizler gibi, bizler de ayrımcılık anlamındaki milliyetçiliği ayaklarımızın altına alıyor, kardeşlik, birlik ve beraberlik anlamındaki milliyetçiliği her daim yüceltiyoruz."
 
MİLLİYETÇİLİK
 
Başbakan Erdoğan, milliyetçilik anlayışlarının, asla slogan atmak, ayrımcılık yapmak, öfkeyi, nefreti, fitneyi, nifakı yüceltmek olmadığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: 
 
"Bizim milliyetçilik anlayışımız, millete hizmetkarlık yapmak, milleti ve ülkeyi yüceltmek, kardeşliği pekiştirmek, aydınlık yarınlar inşa etmektir. 230 milyar dolardan devraldığımız milli geliri 742 milyar dolara çıkardık, yüzde 30'lardaki enflasyonu yüzde 6'lara kadar indirdik, yüzde 63 olan faizleri yüzde 7'lere çektik. Bizim milliyetçilik anlayışımız işte budur" ifadesini kullandı. Erdoğan, "Devletin millete borcunu ödedik; Zorunlu Tasarrufta biriken 13,5 katrilyonu, Konut Edindirme Yardımı kesintileri olan 3,5 katrilyonu, batık bankaların zararlarını hak sahiplerine biz ödedik. Bizim milliyetçilik anlayışımız budur. 23,5 milyar dolardan aldığımız IMF borcunu 400 milyon dolara kadar çektik. IMF'den borç alan ülkeyken, IMF'ye borç vermeye hazırlanan ülke olduk. Bizim milliyetçilik anlayışımız budur. Milli bankamız olan Merkez Bankası'nın döviz rezervi 27,5 milyar dolardı. Şu anda ise döviz rezervini 125 milyar dolara çıkardık. İşte gerçek milliyetçilik budur. Moğolistan'da Karakurum'dan Orhun Anıtları'na adeta bir çöl durumunda olan 42,5 kilometrelik yolu asfaltlamak suretiyle onu milletine, onu insanlığa kazandırmaktır milliyetçilik. Bosna Hersek'te Drina Köprüsü'ne, Kosova'da Fatih Camisi'ne, Prizren'de Sinan Paşa Camisi'ne, Kudüs'te şehitliğe yani ecdada ait eserlere, her nerede olursa olsun ecdad hatırasına sahip çıktık. Yeryüzünde hakkı, adaleti, barışı savunduk. Milliyetçilik anlayışımız bu. Türkiye Cumhuriyeti'nin pasaportunun, içinde altı sıfır olan ve itibarı olmayan, o parayı altı sıfırı atmak suretiyle itibarını arttıran, dünyanın her yerinde ay-yıldızlı bayrağı gururla dalgalandıran biz olduk. Bizim millet ve milliyetçilik anlayışımız budur. Kuru sloganla, ayrıştırarak, öfke ve nefretin dilini kullanarak milliyetçi değil, ülkeye ve millete hizmet ederek milliyetçi olduk."
 
Millet ve milliyetçilik duygularını istismar edenlere karşı uyanık olunmasını isteyen Erdoğan, "Şunu herkes bilsin ki tek bir gayemiz vardır, o da bu topraklarda kardeşliği yüceltmektir" dedi. "Ne olur, milliyetçiğiz diyenlere hangi etnik unsurdan olursa olsun şunu
 
sorun, 'Bu millet için, bu ülke için kaç dikili ağacınız var ve bunlar nerede', bunu sorun" diyen Erdoğan, şehitlerin hatırasına gölge düşürmeden, ruhlarını muazzep etmeden, tam tersine, onların ideallerini yaşatarak, onların uğruna canlarını verdiği bu güzel ülkeyi daha da büyüterek, geleceğe ilerleyeceklerini söyledi. Yıkılmaya yüz tutmuş 4 bini aşkın vakıf eserini bugüne kazandırdıklarını
 
ve geleceğe devrettiklerini belirten Erdoğan, bunun gerçek milliyetçilik olduğunu dile getirdi. Erdoğan, "Bununla da kalmadık. Şimdi yeni yeni eserler inşa etmek suretiyle geleceğimizi inşa ediyoruz. 76 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşından her bir ferdin, kimliğini, parasını, pasaportunu onurla taşıyacağı aynı topraklar üstünde, bir ezanın sedası altında ve onun altında bir kıble istikametinde, aynı
 
bayrağın gölgesinde, aynı marşın ezgisinde kardeşçe istikbale yürüyeceğiz" dedi.
 
Allah'ın izniyle, milletin duasıyla, birlik ve kardeşlik içinde aydınlık yarınlar inşa edeceklerini belirten Erdoğan, "Biliniz ki bu hükümet milletin hükümetidir, sizin hükümetinizdir, millet için vardır, milletle vardır. Milletimizle beraber oldukça, millete hizmet yolunda nice başarılara inşallah hep birlikte imzamızı atacağız" diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
r baysan - 4 yıl önce
ulkeyi boluyor,ulkeyi parselleyip satiyorlar,daha dun dedigi turk milliyetciligini yok gormesine ragmen millete YALAN soyluyor, artik yeter birak git yapilanlarin hesabi verilecek elbet tororustlere serbestlik,cumhuriyet insanini hapise atmak ugrasisi nereye kadar,MILLET bunun hesabinu sorar birgun
Avatar
Hüseyin Karagöz - 4 yıl önce
Ayaklar altına aldık demiştin her türlü milliyetçiliği....Riya büyük günahtır .Bu şekilde mi milliyetçiliği yükselttiniz...ayaklar altına alıp PKK açılımı yapıp babalar gibi satarak ülkeyi etnik kimliklere bölerek mi milliyetçiliği yükselttiniz..hamdolsun Amerikancılar Barzaniciler....
Avatar
adil türk - 4 yıl önce
Yüceltecekmisin yoksa Ayaklar altınamı alacaksın.?