banner192

Karadeniz susuz mu kalacak?

Giresun Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Fikri Bilge, son yıllarda meydana gelen iklim değişikliklerinin suları çok etkilediğini, önlem alınmadığı takdirde Karadeniz Bölgesi’nde önümüzdeki yıllarda daha da susuz günler yaşanacağını belirtti.Bilge, “Son

Karadeniz susuz mu kalacak?

Giresun Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Fikri Bilge, son yıllarda meydana gelen iklim değişikliklerinin suları çok etkilediğini, önlem alınmadığı takdirde Karadeniz Bölgesi’nde önümüzdeki yıllarda daha da susuz günler yaşanacağını belirtti.

Bilge, “Son yıllarda iklimlerde ciddi değişiklikler yaşanıyor. Bunlardan en önemlisi kışın kar yağmamasıdır. Kışın kar yağmayınca taban suyu oluşmuyor. Diğer taraftan yaz aylarında önceki yıllara nazaran daha çok kuraklık olması da susuzluğu etkiliyor. Susuzluğu etkileyen en büyük faktörlerden birisi de HES’lerin bilinçsizce yapılmasıdır. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından bir dere için bir veya en çok iki HES öngörülürken bir bakıyorsunuz bir dere üzerine 8-9 tane HES yapılıyor. HES’lere cebren taşınılan su, taşınma esnasında çatlaklar ve buharlaşma neticesi azalıyor” dedi. Sondaj suyunun pahalı ve verimsiz olduğunu da belirten Bilge, dere yataklarındaki keson kuyuların nispeten daha verimliği olduğunu ancak bunların da yüklü elektrik maliyeti getirdiğini belirtti.

“ÖNLEM İÇİN ACELE ETMELİYIZ”

Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Fikri Bilge, sondaj çalışmaları nedeniyle de doğal dengenin bozulduğunu, titreşimler ve çatlaklar meydana geldiğini, bunun da mevcut suların daha da derine gitmesine etkili olduğunu belirterek, “Buna örnek olarak Konya Ovası’nı gösterebiliriz. Daha önce sondaj ile 20 metrelerden çıkan su, sondaj çalışmalarının olumsuz etkisiyle200 metrelere kadar gitmiş durumdadır. Karadeniz Bölgesi’nde sondaj çalışmaları yerine, doğal kaynaklardan bilimsel çalışmalar ile alınacak sular daha verimli olacaktır. Doğal su kaynakları büyük projelerle 4-5 ilçe ve daha çok yerleşim yerlerine verilmesi durumunda hem susuzluğa önemli ölçüde çözüm bulmuş olunur, hem de maliyet azalmış olur. Diğer en önemli konu ise HES’lerin olması gereken sayıya çekilmesidir. HES’lere asla karşı değiliz, ama bilimsel verilere uygun, doğal dengeler bozmadan yapılması gerekir. Eğer bu çalışmalar başta olmak üzere gerekli tedbirler alınmazsa her geçen yıl kuraklık ve buna paralel olarak susuzluk da artacaktır” şeklinde konuştu.
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
erkan şentürk - 3 yıl önce
Nasıl bir toplumuz böyle teknolojinin bu kadar geliştiği söylenirken nasıl olur da heslerin zararlarını önceden saptıyamayız birde hiç bir işi kuralına göre yapmayız bir dereye 2 hes öngörülürken 8 9 tane yapmak nasıl bir cahilliktir hiç mi kontrolü olmuyor bu işlerde yada nasıl izin veriyor devlet bunlara.
Avatar
taner - 3 yıl önce
İnanmayan meteorolojinin web sitesine girsin ve baksın.Kuraklık raporu adı altında bir link var.Girin bakın bakalım Türkiyenin en kurak şehri neresi.Ben inanamadım ama maalesef Trabzon.Adreside vereyim.www.mgm.gov.tr.HES projelerine devammmmm.Sonuna kadar destekleyelim ve ısrar edelim.On sene sonra içmeye su bulursak Allaha şükredelm.