banner192

Fındık rekoltesinde tartışma bitmiyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Karadeniz Bölge temsilcisi ve Arsin Ziraat Odası Başkanı Hasan Kozoğlu, masa başında pazarlık yapan, söz veren, kontrat imzalayan, kapora alan sonra da sözleşmelerdeki şartlara uygun fiyat için rekolte çalışması yapan

Fındık rekoltesinde tartışma bitmiyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Karadeniz Bölge temsilcisi ve Arsin Ziraat Odası Başkanı Hasan Kozoğlu, masa başında pazarlık yapan, söz veren, kontrat imzalayan, kapora alan sonra da sözleşmelerdeki şartlara uygun fiyat için rekolte çalışması yapan ve yaptıranların olduğunu söyledi. 

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Kozoğlu, son günlerde TZOB’un açıkladığı 2014 yılı fındık rekolte tahmini hakkında gerçekleri yansıtmayan haberleri hayretle izlediklerini belirtti. Birlik olarak açıkladıkları fındık rekolte tahminini, Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz başkanlığında kurulan teknik komisyonun yaptığını hatırlatan Kozoğlu, “Oluşturulan komisyon, Türkiye fındık üretiminin yüzde 98,8’ini gerçekleştiren 14 il olan Ordu, Giresun, Samsun, Sakarya, Trabzon, Düzce, Zonguldak, Artvin, Kocaeli, Kastamonu, Rize, Bartın, Sinop, Gümüşhane’de, örnekleme metoduyla tespit edilen çotanak sayımlarının bilimsel olarak değerlendirildi ve rekolte tahmini yaptı. 2014 yılı için 371 bin 185 tonluk fındık rekolte tahmini rakamına ulaştı. Revize öncesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın rekolte tahmini de bizim tahminimize yakındır. Bu rekolte tahmini doğrudur. Hasat sonrası rekoltenin bu seviyelerde olacağı görülecektir” dedi.

“Masa başında pazarlık yapan, söz veren, kontrat imzalayan, kapora alan sonra da sözleşmelerdeki şartlara uygun fiyat için rekolte çalışması yapan ve yaptıranlar var” diyen Kozoğlu “Bu kesimler, geçmişte de fındık rekoltesinin belirlenmesine yönelik imzalanan protokolü bozmuş, açıklanan düşük rekolte tahmininin fiyatları yükselteceği endişesiyle apar topar çalışma yapmışlardır. Amaç bellidir. Çiftçinin emeğini ucuza kapatmak. Ziraat Odaları geçmişte olduğu gibi bugün de üreticiyi korumak için bu oyuna karşı çıkıyor. O günlerde ‘iç piyasada fındık fiyatı yükselirse Türkiye’nin ihracatı ve döviz geliri düşer’ diye saçma sapan açıklama yaparak çiftçinin parasına göz dikenlerle, bugün yüksek rekolte açıklayarak fındık fiyatlarını aşağıya çekmeye çalışanlar aynı kesimler” ifadelerini kullandı.

Ziraat Odalarının dün ve bugün olduğu gibi yarın da çiftçisinin yanında olmaya devam edeceğini kaydeden Kozoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Çeşitli kesimlerin açıkladığı rekoltenin doğruluğunu piyasada tescillenen fındık miktarı ile ölçmeye kalkışanlar ya bile bile ya da bilmeden yanlış yapıyorlar. Uyarılarımıza rağmen yanlışta da ısrar ediyorlar. Defalarca söyledik. Rekolte ayrı şey, pazara inen ürün miktarı ya da borsada tescili yapılan ürün miktarı ayrı şey. Rekolte o yıl üretilecek ürün miktarını ifade eder. Pazara inen ürün ya da borsada tescillenen ürün miktarı ise o yıl ya da sezon içinde borsada işlem gören o yıla ait ve tescili yapılmamış halde emanette duran önceki yıllara ait ürün miktarının toplamını ifade eder. Bu kadar basit. Ziraat Odaları’nın tahminleri yanlış diyerek sürekli bu konuda kamuoyunu meşgul edenlere itimat edilmemelidir.”

Türkiye’ye 2 milyar dolara yakın döviz girdisi sağlayan, milyonlarca insanı doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilendiren fındık ve fındık sektörü için gerekli adımların atılması gerektiğini bildiren Kozoğlu, “Başlangıç stokları, o yıla ait üretilen ürün miktarı, ürün kayıpları, sanayiye aktarılan ürün miktarı, iç tüketim, ithalat ve ihracat miktarı, bitiş stokları gibi veriler tam olarak ortaya konulmalıdır. Lisanslı depoculuk geliştirilmelidir. Ürün borsaları kurulmalıdır. Fiyat istikrarının sağlanması için gerekli adımlar atılmalıdır. Bu kadar büyük bir kesimi ilgilendiren bir sektör, üç beş kişinin elinde oyuncak edilmemelidir” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MURAT BAŞKAN - 2 yıl önce
3. paragraf kimden bahsediyor acaba anlayan varmı ben anladım hatta ipucu veriyim bahsedilen kişilerin moloz mevkisinde yerleri var hemde klimalı