banner192

"Ayasofya Müze Olarak Kalmalıdır"

Mimarlar Odasından "Kamuoyuna Duyuru" başlığı ile yapılan açıklamada 1250-1260 yılları arasında yaptırılan Aysofya Müzesinin yılda 150 bin ziytaretçinin gezdiği 1.derecede anıt eser olduğu, bundan dolayıda böylesine anıtsal bir mimari eserle ilgili işlev


Mimarlar Odasından "Kamuoyuna Duyuru" başlığı ile yapılan açıklamada 1250-1260 yılları arasında yaptırılan Aysofya Müzesinin yılda 150 bin ziytaretçinin gezdiği 1.derecede anıt eser olduğu, bundan dolayıda böylesine anıtsal bir mimari eserle ilgili işlev değişikliği ve yapısal müdahaleler kuşkusuz  Mimarlar Odası'nın ilgi alanına aşağıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı girmekte olduğu ifade edildi.

Trabzon Mimarlar odası olarak İhtiyaç duyulması ve talep edilmesi durumunda gösterilecek bir alanda, Trabzon halkına hizmet edecek, kentin simgelerinden biri olabilecek yeni bir cami projesini hazırlatılabileceği de kamuoyuna bildirildi.

Trabzon Mimarlar Odası'nın "Ayasoyfa Müze Olarak Kalmalıdır" ifadesi ile Kamuoyuna duyurusu şu şekilde:

1250-1260 yılları arasında yaptırılan Ayasofya Müzesi, yılda  150. 000 ziyaretçinin gezdiği, 1. derece anıt eserdir. Yaklaşık üç aydan beri, Ayasofya Müzesi’nin camiye dönüştürülmesiyle ilgili gelişmeler tarafımızdan da izlenmektedir. Bölgemizde bulunan böylesine anıtsal bir mimari eserle ilgili işlev değişikliği ve yapısal müdahaleler kuşkusuz  Mimarlar Odası'nın ilgi alanına aşağıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı girmektedir.

1-Böyle bir esere uygulanmış bulunan ilaveler, montaj elemanları, kaplamalar için ilgili makamlara hiçbir başvurunun ve izin talebinin yapılmadığını görmekteyiz. Oysa 2. derece eser grubunda yer alan bir evin pencere doğramalarına yapılacak tamirat için bile, 24 ayrı belgeyle Kültür Varlıklarını Koruma Kuruluna başvuru gereklidir. Dünya mirası bir anıta böylesi sorumsuz ve izinsiz müdahaleler yapıldığı takdirde “Anıt Eser” tarifi anlamını yitirecek, Arkeolojik çalışmaların amacı kalmayacak, Devletin Resmi bir Kurumu olan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları da ayaklar altına alınmış olacaktır.

2- Trabzon gibi bir şehirde zaten az olan müze sayısı 2’ye inmekle beraber,“Antik”, “anıtsal”, “birinci derece”, dünya mirası” gibi terimlerle ifade edilen böylesi bir yapıya bilimsel restorasyon dışında bir müdahale, orijinalde var olmayan ilaveler ve işlev değişikliği kabul edilemez. Böyle bir uygulama Mimar yetiştiren okulların eğitim içeriklerinde yer alan tüm temel ilke, kural ve yönetmelikleri bir kalemde anlamsız kılacaktır.

3- Hiçbir aciliyet ya da zorunluluk olmadığı halde, iç mekânda yer alan ve 8 asırlık geçmişi olan resimlerin,  mozaiklerin görülmesini engellemek, 21. Yüzyıl Türkiye’sine yakışmamaktadır. Dünyanın her tarafından,  farklı dinlere,dillere kültürlere mensup insanların, sayılı dakikalar süresi için Trabzon’a gelmesinin en önemli gerekçelerinden biri olan tarihi yapının bu konuma getirilerek görülmesinin engellenmesi, bize göre,  bir müzede  Leonardo da Vinci  tablosunun görülmesini engellemekle eşdeğerdir.

4-Kültür ve sanat değerlerinin hızla önem kazandığı yüzyılımızda, özellikle farklı kültürlerden kalan eserlere çok daha hassas davranmamız gerektiği kanaatindeyiz.  Bu yaklaşım, toplumumuz geleneklerinde var olan ve övünç duyduğumuz özelliğimizdir. Yapılanların, bilinçli olarak kültürel değerlerimize olduğu kadar,  bu kentin simgesel ve anlamsal değerlerine de saldırı olduğu düşüncesindeyiz. Gerçek bir ihtiyaç ve zorunluluk yokken, anıtsal eserlere zarar veren, dünya mirası resimlerin görülmesini engelleyen böylesi uygulamaları ve uluslar arası oluşacak olumsuz yorumları Trabzon’un hak etmediği görüşündeyiz.

Mimarlar Odası olarak, Ayasofya Müzesiyle ilgili projeler geliştiren makamlardan gelecek kuşakların tartışmayacağı kararları; Trabzon’a yakışan anlayış ve hoşgörüyü bekliyoruz. Bırakınız, Ayasofya tüm ihtişamıyla bu kentin tarihini geleceğe aktaran bir müze olarak kalsın. Tarih, yazıldığı ve geleceğe aktarılabilen eserleri ile bilinir sözünden yola çıkarak tüm kurum ve kuruluşlar ile makamları gerçekçilik çatısı altında olmaya çağırıyoruz.

 Mimarlar odası olarak, ihtiyaç duyulması ve talep edilmesi durumunda,  gösterilecek bir alanda, Trabzon halkına hizmet edecek, kentin simgelerinden biri olabilecek yeni bir cami projesini hazırlatacağımızı tüm kamuoyuna bildiririz saygılarımızla.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
isa sayar - 3 yıl önce
Ayasofya bize Fatih'in armağanıdır. Kesinlikle cami olarak kalmalı. Trabzon'a sembol olacak bir cami de şarttır. Sahile gerekirse dolgu yapılıp karşı kıyılardan bile görülebilecek bir cami yapılmalıdır. Cami ALLAH'ın evidir. İnsanlar bunu neden anlamıyor? Nedir bu islam düşmanlığı?
Avatar
Hüseyin Şahin - 3 yıl önce
Mimarlar Odası'nın 'ihtiyaç duyulması ve talep edilmesi durumunda, gösterilecek bir alanda, Trabzon halkına hizmet edecek, kentin simgelerinden biri olabilecek yeni bir cami projesini hazırlatacağımızı tüm kamuoyuna bildiririz saygılarımızla.'açıklamasını önemsiyorum.Gerçekten Trabzonun böyle bir camiye ihtiyacı bulunduğu aşıkardır.Otapark ve yer sorunu olmayan; Moloz mevkiinde,çevresi açık Trabzonun simgelerinden biri olabilecek büyüklükte ve mimaride bir caminin hala yapılmamış olması şahsen bir Trabzonlu olarak beni üzmektedir.Trabzona yakışır bir stadyum ve yakışır bir camı .Çok geç kalmış iki eser diye düşünüyorum.
Avatar
HASAN UZUNALİ - 3 yıl önce
yaw bu mımarlar muhendısler ve cart curt odaları her seye maydonoz olmak zorundalarmı..butun sehırlerdekı odalar hep aynı..kentlerıne guzel seyler yapılınca al aşşa vur yukarı yapayler..abu akyazıdada aynı seylerı yaptılar..bunlar ulkenın onunu tıkamakdan baska bır sey yaptıkları yok..mantık ne anlamak mumkun degıl..gereksız odalar salonlar balkonlar bunlar...hepsı boş...
Avatar
t.sarac - 3 yıl önce
Ayaspfya ve meydandaki kilise derhal camii olmalı.Avrupada her hafta türklerin evi ve mescitler ingilterede yakılıyor bırakın bu yalakalığı.Yakıldıktan sonrada uyduruk mahkeme kararlarıyla serbest bırakılıyorlar.Onlarım mimarlar odası zart zurtları falanda bizimkiler gibi yalakalık yapmıypr hiç müslümanlara.Biraz okuyun araştırın cahillik yapmayın
Avatar
ahmetsuicmez - 3 yıl önce
cami oldu inşallah İstanbul ayasofyasının da ibadete açıldığı günü görürüz tekrar müzeye çevirmek telaşı niyedir anlamış değilim ,Osmanlıdan Avrupa da kalan cami ve külliyeler tarihi mekanlarımız disko ve fuhuş yuvası olrak kullanılıyor biz hiç değilşe ibadete açıyoruz...
Avatar
cihadkılıcı - 3 yıl önce
tevbe suresi 18.ayet:

"Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'dan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır.
Avatar
FATİH ATEŞ - 3 yıl önce
o kadar müze meraklısı iseniz güzel bir müze projesi yapın böylece sizinde trabzona bir katkınız olsun. bahsedilen yer fatih sultan mehmet han tarafından bizzat parası verilerek açılmış bir cami dir. kendinize başka yerde müze yapın.
Avatar
SEMİH ATİK - 3 yıl önce
Adamların Kilisesi'nde namaz kılmaktan ne anlarsınız.Namaz camide kılınır.