banner192

Beşikdüzü sel felaketini iyi anlamak gerekir!


Prof.Dr. O.Bektaş

Prof.Dr. O.Bektaş

24 Eylül 2016, 12:38


 
21 Eylül 2016 tarihinde Beşikdüzü’nde yaşanan sel felaketinin nedenleri için farklı görüşler ortaya atılmıştır:
  • Karadeniz sahil yolu için seçilen proje yanlış, 30 kıyı kenti çukurda kaldı.
  • Yüksek yol, çukur kent.
  • Dereler yeterince ıslah edilmedi.
Beşikdüzü seli için yukarıda sıralanan nedenler yapay nedenlerdir.
Oysa olay bölgenin jeolojisine ve iklimine bağlı olarak gelişmiş doğal bir afettir.
Tıpkı aktif fay bölgelerinde deprem nasıl bir doğal afetse, tüm dünyada sahiller boyunca uzanan dağ önü düzlüklerinde şiddetli yağışlarda derelerden boşalan sel suları ve çamurları doğal felaketlere neden olur.
Bu nedenle Amerikan Jeoloji Araştırma Kurumu (USGS) tanıtım sayfasında bu gibi yerlerde yapılacak yerleşim merkezlerinde yaşanabilecek doğal afetlerin zararlarını en aza çekebilmek için çeşitli öneriler sunar.
Bu nedenle Beşikdüzü sel felaketi yöresel veya bölgesel olmayıp, evrensel nitelikli doğal bir sorundur.
Bu tür doğal afetlerin zararlarını azaltmak için toplum bilinci oluşturmak yanında,  afete neden olan doğal ve diğer yapay nedenleri de iyi belirlemek gerekir.
Bu tür doğal afetin çeşitli doğal ve yapay nedenleri vardır.

Doğal Nedenler:
  • İklim değişimi (İklim değişimine bağlı ani, şiddetli yağışlar dereler boyunca sahil düzlüklerine boşalır)
  • Jeolojik nedenler ( sürekli yükselen ve aşınan dağların önünde gelişen, derelerin taşıdığı malzeme ile oluşan dağ önü düz alanlar. Bu tür düz alanlar ideal sahil yerleşim alanlarıdır).
Yapay nedenler:
 
  • Hızla artan nüfus ve şehirleşmeye bağlı olarak son derece riskli doğal afet bölgeleri olan dağ önü düzlüklerin, dere taşkınlık alanların, yerleşime açılmağa zorlanması.
  • Düz, dere taşkın alanlarındaki şehirleşme planlamasının dikkate alınmaması.
  • Yetersiz alt yapı ve yeraltı drenaj sistemi
Can ve mal kaybına neden olan sel felaketlerinin doğal ve yapay nedenlerini dikkate aldığımızda yukarıdaki özellikleri taşıyan tüm Karadeniz sahil yerleşim alanlarının az çok benzer doğal afet potansiyeline sahip olduğunu söylemek mümkündür.
Bu tür doğal felaketlerin zararlarını nasıl en aza indirebiliriz?
Doğu Karadeniz Bölgesinde dağ önü düzlüklerinde gelişen sel felaketlerinin ana nedenleri doğal olsa da, bu tür olaylara bağlı can ve mal kayıplarının büyüklüğü insanlar tarafından oluşturulan yapay nedenlere bağlıdır.
Bu nedenle doğal sel felaketlerinin zararlarını en aza çekmek için:
  • Bu tür riskli bölgeleri yoğun yerleşim alanlarına açmamak veya kontrollü bir şekilde açmak gerekir.
  •  Selin etkinliğini azaltacak alt yapıların yapılması yanı sıra sel önleyici duvarların inşa edilmesi hayati önem taşır.
  • Taşkın düzlüklerinde yerleşime açılan şehir ve kasabalarda binalar kademeli olarak dere akış yönünde uzanmalı ve mümkünse de dar olmalıdır.
Sonuç olarak şunu söylemek mümkündür: Beşikdüzü sel felaketi jeolojik ve iklim değişimi koşullarına bağlı evrensel nitelikli doğal bir olaydır.
 
 
Aralık 1999 yılında Venezuela, Caraballeda dağ önü düzlüğünde yaşanan benzer sel olayı büyük ölçüde can ve mal kaybına neden olmuştur. Bu nedenle Beşikdüzü’nde yaşanan felaket jeolojik ve iklim koşullu, tıpkı deprem gibi evrensel nitelikli doğal bir olaydır. 
 
 Beşikdüzü doğal sel felaketinden sonra Başbakan Yardımcısı Sayın Canikli’nin önerdiği Beşikdüzü kent merkezini 3-5m yükseltme projesi ve buna bağlı kentsel dönüşüm pratikte uygulanması oldukça zor ve pahalıdır.
Kaldı ki bu tür sel felaketleri Doğu Karadeniz bölgesinin diğer sahil yerleşim alanlarında da geçerli olduğundan, olaya daha bilimsel ve etkin sonuç alıcı şekilde bakmak ve projelendirmek gerekir.
Bunun içinde potansiyel sel felaketi alanlarının haritalanması, sele neden olan temel faktörlerin belirlenmesi, yaygın bir şekilde sel zararlarını en aza çekebilen, uygulanabilir yöntemlerin geliştirilmesi gerekir.


 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.