• Trabzon 20 °C

Dr.Serdar Arda

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bebeklerde Karın Ağrısı

08 Nisan 2013 Pazartesi 12:33

 

Değerli Haber 61 okurları,
 
Bir önceki yazımda bebek koliği (infantil kolik) hakkında genel bilgiler vermiştim. Bu yazıda da koliğin oluşmasına yol açan diğer bazı nedenler ile tedavi yaklaşımlarını bulacaksınız. Yazının sonunda sizlerin de göreceği gibi, bebek koliği bir hastalık olmayıp sadece bir bulgu. Ancak, bir önceki yazımda da belirttiğim gibi tedavide sabırdan daha güçlü bir ilaç yok!  
 
Bebek koliğinin nedeni nedir?(devam) 
 
Bebeklere sevgi gösterisi sırasında nazik ve dikkatli olunmalıdır. Kimi zaman, özellikle babalar aşırı bir sevgi gösterisi ile bebeklerini havaya fırlatıp tutarak ya da sarsıp sallayarak severler. 
 
Bebek belki gülücükler atmaktadır ama aslında bu durum çok tehlikelidir. Çünkü, minik travmalar bile küçücük bebeğin kafasının içinde ya da göz dibinde kanamalara, kemiklerin kırılmasına ya da yumuşak dokuların ezilerek zedelenmesine neden olabilir. Sarsılmış bebek sendromu olarak isimlendirilen bu durum burada bahsetmek dahi istemediğim ciddi sonuçlara neden olabilir. Bu şekilde aşırı uyarılan bebeklerde de bebek koliği daha sık olarak görülmektedir.
 
Bebek koliği tedavisinde yapılan yanlışlıklar... 
 
Bebek koliği, ailenin bebeğin ağlamasına çare bulunamadığı gerekçesiyle çok kez hastaneye ve doktora başvurmasına neden olur. Özellikle geceleri çocuk acil polikliniklerine bu nedenle gelen bebek sayısı çok fazladır. Kuşkusuz ki ayırıcı tanıda bebeğin ağlamasına neden olabilecek tüm durumlar gözden geçirilmelidir. Ancak, bu bebeklere sıklıkla ve yanlış olarak mide reflüsü, kabızlık ya da anal darlık tanısı konarak tedavi verilmektedir. Sonuçta, bu tedavilerin hiçbiri işe yaramamakta, bebeğin ağlamaları geçmemektedir! 
 
Bebek tipik olarak bacaklarını karnına doğru çekip ağladığı için akla ilk gelen şey, doğal olarak kakasını yapamıyor olduğudur. Bu nedenle başta lavman olmak üzere değişik kabızlık tedavileri önerilir. En sık yapılan yanlışlık da, bebeklerin makadının dar olduğu gerekçesi ile genişletilmesi ve ailelere de bunu evde düzenli olarak yapmalarının söylenmesidir. Bu uygulama iki nedenle yanlıştır: Birincisi, anal darlık cerrahi ve ciddi bir tanıdır ve ancak cerrahi girişim ile düzeltilebilir. İkincisi, darlık gerekçesi ile bebeğin zaten küçük olan anüsüne yapılacak her türlü genişletme girişimi orada yırtılmaya (anal fissür) neden olacaktır. Oysa ki bebeğin yakınmasının nedeni sadece bağırsağının kasılmasıdır. Aileye bu konuda bilgi verilip öncelikle endişesi yatıştırılmalı, ardından da nelerin yapılabileceği anlatılmalıdır.     
 
Ağlamının bebek koliği dışında başka bir nedene bağlı olabilir...
 
Eğer bir bebek sürekli ağlıyor ise o zaman bebek koliği dışında bir neden söz konusu olabilir. Açlık ve üşüme akılda tutulması gereken en önemli iki nedendir. Ancak, altta yatabilecek önemli bir hastalık da her zaman akılda tutulmalıdır. Koliği olan bebeklerin sadece % 5’inde bu durum söz konusudur. Ancak, bebek sürekli ağladığından bu ağlamanın kolik dışı bir nedenden kaynaklandığı anlayabilmek zordur. Bunun için “kırmızı bayrak” olarak tanımlanmış altı madde vardır. Bunlar; kusma, ishal ya da kabızlık, ateş, aşırı huzursuzluk, yorgunluk ve isteksizlik ve kilo alımının azalmasıdır (günde 15 gramdan az). Eğer bebekte bu bulgular söz konusu ise, olası bir başka hastalığın değerlendirilmesi amacıyla mutlaka bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır.  
 
Tedavi yaklaşımları
 
Bebek koliği olan bir hastada öncelikle basit tedavi yöntemleri denenmelidir. Beslendikten sonra gazının çıkarılması, karın duvarına yumuşak masaj yapılması, bacak hareketleri ile gaz çıkarmasının kolaylaştırılması ve yakın ten teması gibi yöntemler genellikle bebeğin sakinleşmesini sağlar. 
 
Gaz giderici ilaçların kullanılması yarar sağlayabilir. Bazı eski yöntemlerin de bebeklerin ağlamasını azalttığı gözlenmiştir. Örneğin bebeğin karnına sıcak havlu ya da su konması, emzik verilmesi, kundağa sarma, yavaş yavaş sallama ve kulağına fısıldama gibi. Bazı bebeklerin su sesi, saç kurutma makinası ya da elektrik süpürgesi sesine yanıt verdikleri, bazı bebeklerin ise araba ile gezdirildiklerinde sustukları çoğu annenin deneyerek bulduğu yöntemlerdir. Rezene gibi bazı bitkisel ürünler de bebeklerin sakinleşmesini sağlayabilir. Annenin çay, kahve, çukulata ve alkol gibi uyarıcı ürünleri kullanmaması ve sigara içmemesi de yarar sağlayabilmektedir. Son yıllarda kullanılan antikolik mamaların bebeklerin yakınmalarını ciddi şekilde azalttığı görülmektedir.
 
Sonuç olarak, görüldüğü gibi bebek koliği hakkında bildiklerimiz bilmediklerimizin yanında çok daha azdır. En iyi bildiğimiz şey, bebeklerin % 95’inde yakınmaların altı ay sonunda kaybolduğudur. Bu nedenle belki de önerilecek en iyi yol şudur: Sabır!
Sağlıklı günler dileklerimle...
 
Doç. Dr. İrfan Serdar ARDA
Yıldızlı Güven Hastanesi
Çocuk Cerrahisi Birimi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu yazı toplam 27829 defa okunmuştur.
Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum eklendi.


  • ÇOK OKUNANLAR

sanalbasin.com üyesidir


ukash
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Haber 61 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 462 326 71 72 / Faks : 0 462 326 73 73 Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA